Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/11550 E. 2014/17420 K. 12.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11550
KARAR NO : 2014/17420
KARAR TARİHİ : 12.11.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada…. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/02/2014 tarih ve 2013/46-2014/18 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,davalı şirketin 2010/39026 sayılı ve “… ”unsurlu marka başvurusuna, KHK’nın 8/1 maddesi uyarınca 99/022257, 99/022358, 95/002125 sayılı “…” unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, TPE YİDK’nın 2012-M-3992 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa işaretlerin çok benzer ve malların da aynı olduğunu, müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu, ileri sürmüş ve YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü ile terkinini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili, dava konusu YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı, markaların tamamen farklı olduğunu ve karıştırılmaları ihtimalinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapılan inceleme sonunda; taraf markalarının, ortalama tüketici kitlesinin genel izlenimi ve bakış açısına göre bütüncüllük ilkesi kapsamında yapılan karşılaştırmasında, görsel ve sesçil olarak markalar arasında “MAGIC” ibaresi yönünden benzerlik, tescil kapsamları arasında ise ayniyet bulunduğu, davalı marka tescilinin davacının seri markalarından biri olduğunu düşünme ihtimallerinin yüksek olduğu, bu sebeple markalar arasında KHK’nın 8/1 (b) m. anlamında karıştırma ihtimalinin bulunduğu, her iki tarafa ait markalarda başka ibarelerin bulunmasının karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olmadığı, her ne kadar teknik görüşlerinden yararlanılan bilirkişi aksi yönde nihai kanaat bildirmiş ise de konunun hukuki bir meseleye ilişkin olması ve bu konuda takdirin HMK’nın 282 maddesi uyarınca hâkime ait bulunması nedeniyle re’sen değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı davalı TPE’den peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.