YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12737
KARAR NO : 2014/17546
KARAR TARİHİ : 13.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/10/2013 gün ve 2013/143-2013/86 sayılı kararı onayan Daire’nin 14/05/2014 gün ve 2014/191-2014/9235 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin turizm acentesi olup, bilet satışı ve fuar organizasyonları yaptığını, davalı şirket tarafından müvekkiline 20/06/2012 tarihli sözleşme ile 02-07 Ekim 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Maktek Avrasya 2012 Fuarı için oda satışı yapıldığını, sözleşme bedelinin 09/10/2012 tarihli fatura ile müvekkiline bildirildiğini ve müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkili ile birlikte aynı fuar dönemi için kullanmak üzere başka bir turizm acentesi olan… Tur/Ekstur Turizm Danışmanlık …. Ltd. Şti. ile davalının sözleşme yaptığını, ancak davalının aynı kalite ve dönemdeki odaları müvekkiline 90 Euro+KDV fiyatı ile satılırken diğer acente olan …Tur’a aynı mahiyetteki odaları kâr konulmuş hali ile 87 Euro’ya satarak rakiplerinden birinin menfaatine hareket ettiğinden bu eyleminin haksız rekabet oluşturduğunu, TTK’nın 54. ve 4054 sayılı Yasa’nın 4. ve 6. maddelerine aykırı davranıldığını, bu şekilde diğer acentenin davacı tarafından haksız olarak kayırıldığını, olay nedeniyle müşteriler tarafından müvekkilinin pahalı oda satmakla suçlandığını, bu durumun müvekkilinin ticari itibarına zarar verdiğini belirterek haksız rekabetin tespitine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 7.568,00 EURO maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, TTK’nın 56. maddede sayılan hallerin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı arasında 20/06/2012 tarihli sözleşmenin imzalandığı, davalı ile dava dış…. Tur arasındaki sözleşmenin ise 19/12/2011 tarihinde imzalandığı, sözleşme tarihleri dikkate alındığında, otelcilik sektöründe erken satış ve rezervasyon durumunda daha düşük fiyatların verilmesinin sektörün kendi özelliğinden kaynaklandığı, kaldı ki böyle bir durum olmasa dahi otel işleticisi olan davalının odaların satışı hususunda acenteler ile yapmış olduğu sözleşmelerde farklı fiyat ve şartlar kullanmasının kendi hakkı olduğu, bu durumun haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, TTK’nın 54. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisine de uymadığı, yine dava dışı …Tur’a sonradan satışı hususunda yetki verilen odaların daha yüksek bir fiyattan satıldığı, bu nedenle davanın haksız olduğu gerekçesiyle reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 14.05.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Mahkemece, davanın reddi nedeniyle davalı taraf yararına 7.458,80 TL vekalet ücretine karar verilmiştir.Davacının istemleri, haksız rekabetin tespiti ile 17.610,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline ilişkin olmasına göre mahkemece, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca parasal bir karşılığı olmayan haksız rekabetin tespitine ilişkin istemin reddi nedeniyle davalı yararına maktu vekalet ücretine, parasal değerine göre vekalet ücreti tayini gerektiren maddi tazminat istemi yönünden anılan Tarifenin 3. kısmı uyarınca nispi vekalet ücretine ve manevi tazminat istemi yönünden de Tarifenin 10. maddesindeki esaslar uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Somut olayda, manevi tazminat isteminin tamamen reddine karar verilmiş olmasına göre Tarifenin 10/3. maddesi uyarınca Tarifenin 2. kısmının 2. bölümüne göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gibi yine aynı maddenin son fıkrası uyarınca manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda manevi tazminat açısından vekalet ücretinin ayrı bir kalem olarak hükmedilmesi gerekmektedir.Bu durumda mahkemece, haksız rekabetin tespiti isteminin reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Tarife uyarınca 1.320,00 TL maktu vekalet ücreti, maddi tazminat isteminin reddi nedeniyle 2.113,20 TL nispi vekalet ücreti ile manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle de 1.320,00 TL maktu vekalet ücreti olmak üzere davacının toplam 4.753,20 TL vekalet ücreti ile sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde 7.458,80 vekalet ücreti ile sorumlu tutulması doğru olmadığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile onama kararının kaldırılarak, kararın bu yönden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 14.05.2014 günlü, 2014/191 Esas-9235 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin 4 numaralı bendinde geçen “takdir edilen 7.458,80 TL vekalet ücretinin” kısmının hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “haksız rekabetin tespiti isteminin reddi nedeniyle 1.320,00 TL maktu, maddi tazminat isteminin reddi nedeniyle 2.113,20 TL nispi ve manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle 1.320,00 TL maktu olmak üzere toplam 4.753,20 TL vekalet ücretinin” cümlesinin yazılması suretiyle kararın davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 13/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.