Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/16665 E. 2014/17370 K. 11.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16665
KARAR NO : 2014/17370
KARAR TARİHİ : 11.11.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/07/2013 tarih ve 2013/106-2013/253 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/11/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı asil … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkilinin vekili olarak tayin edildiğini, bu kapsamda temsilen işlemler yaptığını, işe başladığı 03.12.2008 tarihinden azledildiği tarihe kadar süreçte müvekkilini zarara uğrattığını, yaptığı tahsilatlarda imzasının bulunduğunu, ancak şirket adına yaptığını belirttiği harcamaların kaydının olmadığını, kendisinin hazırladığı bu listeye göre bile 35.283.00 TL açığın oluştuğunu, müvekkilinin ticari ilişkisi bulunduğu şirketlerle yaptığı işlemlerde ayrıca usulsüzlüklere rastlandığını, dava dışı … Ltd. Şti’nden tahsil ettiği 25.000 TL’yi kendi hesabına havale ettiğini, tahsil ettiği bu meblağı 20.000 TL olarak gösterdiğini, dava dışı … Gıda firmasına 30.000 TL ödeme gösterildiğini, gerçekte bu ödemenin 20.000 TL olduğunu, yine dava dışı … 10.554.30 TL’lık çek verildiğini, verilen bu çekin geri alınmasına rağmen şirket yetkililerine söylenmediğini ileri sürerek, şimdilik 50.000 TL’nın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin danışmanlık firması olduğunu, yetkilisi şahsın başvurusu sonrasında davacıya danışmanlık hizmeti vermeye başladığını, davacı yetkilisinin müvekkiline evlenme teklifinde bulunduğunu, 29.11.2008 tarihinde yetkilinin tutuklandığını, sonrasında müvekkiline şirketin temsili bakımından vekalet verdiğini, tüm işlemlerin usulüne uygun yapıldığını, davacıya hiçbir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının, davacının vekili olarak hareket ettiği, tahsil ettiği paraların ödendiğine dair ispat yükünün kendisinde olduğu, bozma sonrasında yeni delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 50.000.00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.562,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.