Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/16117 E. 2017/4767 K. 19.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16117
KARAR NO : 2017/4767
KARAR TARİHİ : 19.04.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kablulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu Gereğince yapılan çimento alımına ilişkin ihaleyi kazandığını, ardından 06/05/2013 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını, sözleşme uyarınca ihale konusu 141.991,03 TL tutarındaki malların davalı idareye teslim edildiğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine yaptığı takipte 1.530,74 asıl alacak ile işleyen 2.129,87 tl faize haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den az olamamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ödeme icra kanalı ile yapılacağından asıl alacaktan damga vergisinin düşülmesi gerektiğini ve temerrüde düşürülmeden faizin işlemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.530,74 TL asıl alacak ve 840,28 TL işlemiş faiz üzerinden itirazın iptali ile takibin bu şekilde devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalıya fatura karşılığı mal teslim ettiğini, bedellerinin ödenmediğini, geç ödeme nedeniyle alacağa faiz işlediğini iddia ederek icra takibine vaki eldeki davayı açmıştır. Mahkemece bilirkişi raporu üzererinde kısmı düzeltme yapılarak davalı kurumun faturanın muyene kabul tarihinden itibaren 30 gün sonra temerrüde düştüğü kabul edilerek asıl alacak üzerinden işlemiş faize hükmedilmiş ise de, işlemiş faize hükmedilebilmesi için davalının T.B.K 117(eski B.K 101) maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesi ile temerrüde düşürülmesi gerekir.Somut olayda davacı faturaları davalı kuruma ibraz etmiş, ancak ödemenin yapılmaması üzerine ihtarname göndererek davalıyı temerüde düşürmemiştir.Bu husus tarafların ve mahkemeninde kabulündedir.Taraflar arasındaki sözleşmede de borcun ödeneceği tarih kesin vade ile kararlaştırılmamıştır. Bu durumda borçlu davalının temerrüde düştüğünden bahsedilemez. Hal böyle olunca mahkemece, temerrüdün gerçekleşmediği gözetilerek 2.129,87 TL işlemiş faiz yönünden tümden red kararı verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde bu yönden kısmen kabul kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 19/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.