YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11634
KARAR NO : 2014/18943
KARAR TARİHİ : 03.12.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada… 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/04/2012 tarih ve 2006/859-2012/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 14/04/2006 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısında alınan karar ile şirketi zarara uğratan davalılar hakkında sorumluluk davası açılmasına karar verildiğini, davalı yöneticilerin Berke Hidroelektrik’ten sağladıkları fonları şirketin işletme sermayesi ihtiyacı için ve rantabl bir şekilde kullanmaları gerekirken … ailesi fertlerinin ve mali durumu bozuk halen TMSF’nin yönetim ve denetiminde bulunan diğer grup firmalarının elinde bulunan kuruluşların iştirak hisselerini almak için kullandıklarını, bundan dolayı şirket zararının 2.708.000,00 TL olduğunu, 45.000,00 TL’nin tahsil edilemeyen hisse senedi satışlarından olduğu, şirketi ödeyemeyeceği bir borç yükü altına soktukları gibi, muhtemel gelirden de mahrum bıraktıkları, … ailesi fertlerine şirket aracılığıyla finansman sağlanması anlamına geldiğini, şirketi sevk ve idare edenlerin şirketin 1997 yılından beri elinde tuttuğu … Çimento Sanayi Tic. A.Ş. hisselerinin 03/07/2003 tarihinde … Grubu’nda çalışan iki üst düzey yöneticiye normal bedel üzerinden satarak firmayı 77.000,00 TL zarara uğrattığını, dolayısıyla yönetim kurulu TTK’nın 2, 20, 320, 336-5 maddeleri, Denetim Kurulu Üyeleri’nin ise TTK 353/3, 354,359 maddelerini ihlal ederek şirkete verdikleri zarardan dolayı sorumlu olduklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 16/01/2008 tarihli dilekçesi ile 10.000,00 TL olan dava değerini, 3.523.000,00 TL olarak ıslah ederek bu miktarın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar ve vekilleri, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, yönetici ve denetçi olan davalıların davacı şirkete ıslah dilekçesinde belirtilen miktarda zarar verdikleri, davalı yöneticilerin yapılan işlemlerden dolayı TTK’nın 336/5. maddesi gereğince, denetçilerin ise TTK’nın 359. maddesi gereğince sorumlu oldukları gerekçesi ile davanın kabulüne, 3.523.000,00 TL’nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 10.000,00 TL’sine dava tarihi 22/12/2006 tarihinden, 3.513.000,00 TL’sine ıslah tarihi 16/01/2008 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/2 maddesi gereğinde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve davalı … vekili temyiz etmiş; davalı … süresinde harcın tamamlanmaması sebebiyle temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmış ve temyiz talebinden vazgeçmeye ilişkin ek karar anılan davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin ek karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, davacı şirket yöneticileri ve denetçileri olan davalıların görevli oldukları dönemde şirketi zarara uğrattıklarından bahisle TTK’nın 336. maddesi gereğince açılan sorumluluk davası olup, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacı vekili zarar iddiasını yukarıda özetlendiği şekilde muhtelif eylemlere dayandırmış olup, faize bu eylemler ile oluşan zarar tarihlerinden itibaren hükmedileceği açıktır. Bu itibarla mahkemece, dava ve ıslah dilekçesinde faizin zarar tarihinden itibaren talep edildiği hususu da nazara alınarak, davayı aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde davacı tarafa her bir iddia bakımından zararın doğduğu tarih açıklattırılmak suretiyle bu tarihlerden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı … vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan ek kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, davalı …’den temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 03.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.