Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/13131 E. 2014/18950 K. 03.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13131
KARAR NO : 2014/18950
KARAR TARİHİ : 03.12.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2014 tarih ve 2012/40-2014/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların müvekkili şirketin eski ortakları olduğunu, şirketi 27/09/2011 tarihinde şirketin şimdiki ortaklan olan … … ve… …’in devraldığını, bahsi geçen devir ile ilgili ortakları kurulunun 27/09/2011 tarihli kararının 05/10/2011 tarihinde sicil gazetesinde yayınlandığını, davalıların devir esnasında yapılan protokol ile 27/09/2011 tarihinden öncesi çek, senet ve buna benzer bir borç çıkması halinde sorumluluğun ve maddi yükümlülüklerin kendilerinde olacağını açık bir şekilde taahhüt ettiklerini, devirden kısa bir süre sonra davalılardan alacaklısı …’ın babası …olan 25/01/2011 düzenlenme, 25/10/2011 vade tarihli 48.500,00 TL bedelli bono dayanak kılınarak müvekkili şirket aleyhine takip başlatıldığını ve müvekkili şirket tarafından borcun icra tehdidi altında ödendiğini, bononun şirket kayıtlarında yer almadığını, bononun devirden sonra şirketin eski ortağı ve eski yetkilisi konumunda olan … tarafından şirketin kaşesi kullanılmak ve düzenlenme tarihi olarak devirden önceki bir tarih yazılmak sureti ile ve alacaklı olarak kendi babasını gösterilerek düzenlediğini ve bu şekilde şirketi kendi menfaatine olmak üzere borçlandırdığını, şirketin devralınmasından hemen sonra 28/09/2012 tarihinde … … ve… …’in ortaklar kurulu kararı ile …’ın şirketteki müdürlüğüne son verdiklerini, bu kararın da 05/10/2011 tarihinde sicil gazetesinde yayınlandığını, söz konusu senetten davalı …’ın bizzat sorumlu olduğunu, davalı …’ın kardeşi davalı … ile müvekkil şirketin yetkilisi … … arasında yapılan 16/12/2011 tarihli protokol ile …’ın takip dosyasına ödenen tüm meblağı ödeyeceğini taahhüt ederek kardeşinin borcuna kefil olduğunu ve davalı …’ın da taahhüdünü yerine getirmediğini, diğer davalıların ve yine davalı …’ın anılan 27.09.2011 tarihli protokol gereği sorumlu olduklarını ileri sürerek müvekkili şirketten haksız olarak tahsil edilen 60.100,00 TL’nin işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, bonodan kaynaklı hukuki sorumluluğun şirketin devrinden önce doğduğu, bonolara ilişkin girdi çıktı işleminin ticari defterlere yansıtılmadığı, protokol gereği davacıya sorumluluk yüklenemeyeceği, sorumluluğun kendi aralarındaki rücu ilişkisi saklı kalmak şartıyla davalılarda olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu 60.100,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.080,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, 03/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.