YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8592
KARAR NO : 2014/17780
KARAR TARİHİ : 17.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02/12/2013 tarih ve 2011/526-2013/555 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkette %34 oranında pay sahibi olan davalının yöneticilik yaptığı dönemde şirketi iyi idare etmemesi nedeniyle şirket müdürlüğünden azledildiğini, davalının azil sonrası yapılan ortaklar kurulu toplantılarında alınan kararlara muhalif kalarak sermaye artırımı kararına karşı çıktığını, müvekkiline, kısa süre içinde 8 ayrı ihtar göndererek bilgi ve belge istediğini ve anılan eylemlerin ortaklar arasındaki güven ilişkisini zedelediğini ileri sürerek, davalının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketin işleyişi ve mali yapısı hakkında müvekkilinin istemine rağmen şirketçe bilgi verilmediğini, ortaklar arasındaki gerginliklerin kendisinden kaynaklanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı ortağın ortaklar kurulu kararına muhalefet oy kullanmasının tek başına ortaklıktan çıkarma sebebini oluşturmayacağı, ancak davacı şirketin sermayesini yitirdiği ve ticari faaliyetini devam ettirebilmek ve iflastan kurtulabilmek için sermaye artırımı yapmak zorunda olduğu, davalının şirket müdürlüğünden azil edildiği, 02/02/2006 tarihinden sonra yapılan ortaklar kurulu kararlarına muhalefet ederek sermaye artırımını engellediği, davalı eyleminin hakkın kötüye kullanımı niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davalının haklı nedenle ortaklıktan çıkarma isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.