Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/13546 E. 2014/19000 K. 04.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13546
KARAR NO : 2014/19000
KARAR TARİHİ : 04.12.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/04/2013 gün ve 2012/22-2013/92 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/05/2014 gün ve 2013/13603-2014/8258 sayılı kararı aleyhinde davalı Banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı … arasında vekalet ilişkisi olduğunu, vekaletnamede ayrıca bankalardan para çekme yetkisinin de bulunduğunu, müvekkilinin davalıya verdiği vekaletini 20.12.2011 tarihinde noter kanalıyla çektiği azilname ile kaldırdığını, tebligatın her iki davalıya da ayrı ayrı yapıldığını, davalı bankaya çekilen faks ile ayrıca bildirimde bulunulduğunu, buna rağmen davalı bankanın vekaleti kaldırılan diğer davalıya 19.484,24 TL ödeme yaptığını, paranın iadesi için 30.12.2011 tarihinde bankaya ihtarname çekildiğini, bankanın 04.01.2012 tarihinde gönderdiği cevabi ihtarnamede 19.000 TL ve 380 TL tutarındaki tediyelerin müvekkilin tasarrufunda bulunan internet şubesi üzerinden EFT ile yapıldığının bildirildiğini, herhangi bir para iadesi yapmadığını, oysa bu işlemin yapılabilmesi için bir şifrenin gerektiğini, böyle bir şifrenin kendileri tarafından davalı …’e verilmediğini, bu şifrenin davalı banka ile diğer davalı arasında tesis edilmiş olduğunun anlaşıldığını, bankanın azilnamenin kendisine bildirilmesi üzerine önlem alması gerektiğini, kendilerinin bankadan aldıkları bir şifrenin olmadığını, elektronik ortamda ödemeye engel koymayan bankanın ve azilnameyi tebliğ aldığı halde bile bile para çekme işlemini ifa eden diğer davalının kusurlu olduklarını ileri sürerek, 19.484,24 TL’nin ve 5.000 TL’lik manevi tazminatın ve şimdilik 500 TL ekonomik kaybın, paranın çekildiği tarihten itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, tarafların temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı Banka vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Banka vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Banka vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 04/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.