Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/27807 E. 2017/7160 K. 06.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27807
KARAR NO : 2017/7160
KARAR TARİHİ : 06.06.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Müşteki vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan temyiz incelemesinde:
5271 sayılı CMK’nın 242/1 ve 260/1. maddelerinde, katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanların temyiz yoluna başvurabileceği düzenlenmiş ise de; aynı Kanun’un 233/1. maddesine göre duruşmaya çağrı kağıdı ile çağrılan şikayetçinin CMK’nın 234/1-b maddesine göre kovuşturma evresinde kamu davasına katılma hakkının bulunduğu, kovuşturma evresinin iddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi ifade etmiş olmasına rağmen, CMK’nın 237/1. maddesine göre kovuşturma evresinin her aşamasında ancak hüküm verilinceye kadar kamu davasına katılmanın mümkün olduğu, kanun yolu muhakemesinde davaya katılma isteğinde bulunulamayacağı, ancak, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp reddolunan veya karara bağlanmayan katılma isteklerinin, kanun yolu başvurusunda inceleneceği ve karara bağlanacağı, açıklanan yasal düzenlemeler göz önüne alınarak somut olay incelendiğinde, 08.09.2011 tarihinde yapılacak duruşmaya çağrı kağıdının 27.12.2010 tarihinde müşteki vekiline tebliğ edilmesine rağmen müşteki vekilinin duruşmaya katılmadığı, belirtilen tarihte yapılan duruşmada sanık hakkında karar verildikten sonra 28.04.2015 tarihinde temyiz dilekçesi verdiğinin anlaşılması karşısında; kamu davası açıldıktan sonra 5271 sayılı CMK’nın 237/1 ve 238/1. maddelerine göre yöntemince mahkemeye başvurarak davaya katılmamış ve katılan sıfatı ile temyiz yetkisini kazanmamış müştekinin temyiz isteğinin, tebliğnameye uygun olarak, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık …’ın temyiz istemi yönünden yapılan temyiz incelenmesinde:
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a-Yargılamaya konu tutanaklar dışında aynı yerle ilgili olarak sanık hakkında başka tespit tutanaklarının da düzenlendiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi, bakımından, sanık hakkında açılan her bir dava dosyasının suç ve iddianame tarihleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek, aslı ya da onaylı örnekleri dosya içerisinde bulundurulup; deliller bir bütün halinde değerlendirilip, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b-Kabule göre de; sanık hakkında iki ayrı tutanak için açılan kamu davalarındaki iddianamelerin düzenlenme tarihleri göz önüne alındığında, aralarında hukuki ve fiili kesinti olmadığı dikkate alınarak sanığın TCK’nın 163/3, 43. maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde her bir tutanak için ayrı ayrı ceza verilmesi,
c- Her ne kadar sanığa ”6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2.maddesi uyarınca kurum zararını giderdiği takdirde hakkında cezaya hükmolunmayacağı” ihtarında bulunulduğu görülse de, sanığa ödemesi gereken zarar miktarının açık bir şekilde belirtilmediği ve sanığa ödeme yapması hususunda makul süre verilmediğinin anlaşılması karşısında; 02/07/2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un Geçici 2.maddesinin 1. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2.fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, alınan bilirkişi raporuna göre kaçak kullanım bedeli olarak vergiler dahil cezalar hariç kullanım bedeli belirlenmediği için ek bilirkişi raporu aldırılarak, sanığa ”bilirkişi tarafından hesaplanan vergiler dahil cezasız kaçak elektrik kullanım bedelini ödeyerek şikayetçi kurumun zararını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasa’nın Geçici 2/2.maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak, talep etmesi halinde zararı gidermesi için kendisine makul bir süre verilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, tebliğnameye uygun olarak hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 06.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.