YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9663
KARAR NO : 2014/14626
KARAR TARİHİ : 25.09.2014
Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 25/03/2014 tarih ve 2013/765-2014/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, dava vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hesabı bulunduğunu, banka görevlilerince tüm mevduatını hesaplarına yönlendirildiğini, açılan hesapların off-shore hesaplar olduğunun açıklanmadığını, tüm mevduatların olarak toplanıp sanki bilinen bir işlemden kaçmanın yollarının arandığını ve tüm paraların başka kanallara aktarılarak bankaya gelen tüm mevduatın devlet kontrolünden ve denetiminden kaçırılıp hortumlandığını yapılan herhangi bir havalenin söz konusu olmadığını, davalı …’in Bankalar Yasası’nın 69. maddesi gereğince şahsen sorumlu bulunduğunu, yine davalılar direktörü olduklarını ileri sürerek, 5.171, 70 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde davalı … ve diğer yöneticilerin hesabı açtıran 4204 kişiyi dolandırarak bu suretle topladıkları paraları bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktardıklarının açıklandığı, davacı ve onun durumundaki diğer off shore hesabı açtıranların iradelerinin bu şekilde fesada uğratıldığı, BK’nın 41, TTK’nın 321 /son ve
336/5. maddeleri uyarınca yönetici konumundaki davalıların zarardan sorumlu tutulmalarının gerektiği, … hakkındaki davanın takip edilmediği gerekçesiyle, davalı … hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına, davalı … hakkındaki davanın husumetten reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 4.803,23 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, davacının, davalı tarafından kandırılarak parasının gönderildiğini iddia etmek suretiyle, davalının haksız fiiline dayanmasına ve davalının davacıya karşı sorumluluğunun akdi ilişkiden kaynaklanmamasına göre, Off Shore hesabına yatırılan ana paraya yatırılma tarihinden itibaren, somut uyuşmazlıkta ise vade sonundan itibaren faiz talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca, somut uyuşmazlık itibariyle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf bulunduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili, davalıvekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinden “dava” ibaresi çıkartılarak yerine “18.01.2000” ibaresinin eklenmesine, ayrıca hüküm fıkrasının davalılara bakiye harç yükleyen bendinden ibaresinin çıkartılmasına, yine hüküm fıkrasının davacı tarafından yatırılan karar ilam harcı ve başvurma harcının davalılardan tahsiline ilişkin takip eden bendindeki “davalılar” ibaresinin önüne ibaresinin eklenmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı iadesine, 25/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.