YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7705
KARAR NO : 2014/14250
KARAR TARİHİ : 22.09.2014
Taraflar arasında görülen davada verilen 24/12/2013 tarih ve 2013/7-2013/161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uzun zamandan beri plastik sanayi işiyle iştigial ettiğini, “ ismini verdiği ürününün çok fazla talep gördüğünü, bu ürünü yurt içinde çeşitli firmalara sattığını, davalı şirkete de 2001 yılından beri bu ürünün sattığını, davalının bu ürünü gibi büyük mağazalara pazarladığını, Ekim 2009 tarihinden beri davalının bu ürünlerin kalıplarını çıkartıp fason üretim yaparak markasıyla satmaya başladığını, müvekkilinin daha önce benzer bir durum nedeniylesayılı dosyasında dava açmak zorunda kaldığını, bu davanın sulh ile sonuçlanmasına karşın bahsi geçen dosyada adlı sandalyelerin ilk kez müvekkilince tasarlanıp bilinir hale getirildiğinin sunulan belgelerle ortaya konulduğunu, davalının müvekkiline ait sandalye tasarımını birebir kullanıp üretim ve satışa yönelik faaliyetlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının fiilinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin men’ine ve haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talepi ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı yanında başka firmalardan da sandalye alım satımı yaptığını, “ isimli sandalyeleri sadece davacıdan aldığını, dava konusu sandalye tasarınmının tescilli olmadığını, sandalyenin form itibariyle umuma mal olduğunu, müvekkilinin bu sandalyeleri davacıdan önce ürettirip sattığını, müvekkilinin sandalyeleri dava dış aldığını, davacının dava konusu sandalye üzerinde hak sahibi olduğunu kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; tarafların dava konusu sandalyelere ilişkin tescilli tasarımlarının bulunmadığı, bu nedenle korumanın ilk defa üretip firması ile özdeşleştiren bakımından geçerli olacağı, taraflarca üretilen sandalyelerin çok küçük farklar dışında birebir aynı olduğu, bu durumun tüketici nezdinde iltibasa mahal
verdiği, davacı şirketin dava konusu sandalyeleri kardeş şirket ürettirip sattığı, bu haliyle davacının dava açma yetkisinin bulunduğu, davacı tarafından sunulan belgeler ve alınan bilirkişi raporları uyarınca davacının Ocak 2001 ve öncesindeki tarihlerde dava konusu sandalyeninin üretimini ve satışını yaptığı, bu haliyle dava konusu sandalye tasarımı konusunda hak sahibi olduğu, davalının savunmalarını kanıtlar mahiyette delil sunamadığı, davalının davacıya ait sandalye tasarımını izinsiz kopyalayıp üretim yapmak ve pazarlamak suretiyle gerçekleşen eyleminin haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davalının dava konusu isimli sandalyeleri üretip veya fason olarak ürettirip 3. kişilere satma eyleminin haksız rekabet olduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenilmesine, davalının dava konusu sandalyelere dair üretim veya fason üretim eylemlerinin ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.