YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7873
KARAR NO : 2014/14848
KARAR TARİHİ : 29.09.2014
Taraflar arasında görülen davada bozmaya uyularak verilen 11/07/2013 tarih ve 2007/63-2013/278 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yağ taşımak için davalı ile anlaştığını, davalının anlaşmadan önce malın niteliğine uygun olarak nakledilebilecek yani ısıtıcılı aracı olduğunu belirttiğini, 24.07.1996 tarihinde erkenden yükleme yapılması istendiği halde davalının öğleden sonra yükleme yaptığı gibi direkt varış yerine devam etmesi gerekirken ecelediğini, böylece aracın 1,5 gün çalışmadan zaman geçirdiğini, 26.07.1996 tarihinde geldiğini, müvekkili tarafından yağdan numune alındığını, davalının 27.07.1996 tarihinde vararak yağı boşaltmaya başladığını, 1,5 ton kadar boşalttıktan sonra yağın gelmemeye başladığının görüldüğünü, müvekkili tarafından gönderilen yetkilinin tetkikinde yağın akışkan olduğunun ancak tankerdeki pompanın arızalı olması sebebiyle yağın tahliye edilmediğinin tespit edildiğini, müvekkilinin davalıdan derhaldönmesini istediğini, 01.08.1996 sabahı beklenen davalının ancak akşam gelebildiğini, fahiş bir navlun ücreti daha talep edip üzerindeki yağ ile birlikte Denizli’deki evine hareket ettiğini, 08.08.1996 tarihine kadar davalının bulunamadığını, davalının bu şekilde ve ağır kusuruyla müvekkiline zarar verdiğini ileri sürerek şimdilik 3.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kusuru ile malın özelliğinin belirtilmediğinden normal tankerle nakliye yapılıp katılaşma nedeniyle malın teslim edilemediğini, 1 yıllık süreden sonra açılan davanın zamanaşımı süresinin dolmasından dolayı reddinin gerektiğini, asıl katılaşma özelliğini bildirmeyen ve tankerine büyük hasar veren davacının kusurlu olduğunu, uğranılan tanker zararı nedeniyle davacı aleyhine başka bir dosyada dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; aynı olaya ilişkin olarak taşıyıcı …’in kendi zararlarının tazmini istemiyle açtığı, bu davada alınan birden fazla rapor arasından 22.04.2000 tarihli kök rapora ve 22.01.2003 tarihli ek rapora itibar edilerek verilen kararın kesinleştiği, karara dayanak alınan bilirkişi raporunun taraflar
yönünden kesinlik arz ettiği, raporda …’in %20, %80 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, nakliye işleminin 24.07.1996 tarihinde başladığı, dilekçede belirtilen olayların 08.08.1996 tarihinde sona erdiği, T.T.K.nun 767’nci maddesi uyarınca taşıma sözleşmesinden doğan tazminat istemlerinin bir yıl içerisinde talep edilmesi gerektiği, davanın taşımanın sona erdiği 08.08.1996 tarihinden itibaren bir yıllık süre geçtikten sonra 08.10.1998 tarihinde açıldığı, özel donanımla taşınması zorunlu olan ve “tal yağ” tabir edilen yağı taşımak üzere davalı …’e teslim edilen yükün yüklenerek karayolu ile İstanbul’a …’in kamyonu ile getirildiğinde yağın donması nedeniyle araçtan boşaltılamayarak zayii olmasında davalının ağır kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.