YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13078
KARAR NO : 2014/19027
KARAR TARİHİ : 04.12.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/09/2013 gün ve 2011/691-2013/265 sayılı kararı onayan Daire’nin 05.05.2014 gün ve 2013/17758-2014/8455 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı … …Demir Çelik San. ve Tic. A.Ş’nin 12/08/2011 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı gerçekleştiğini, hissedar olarak katılımda bulundukları toplantıda yasal mevzuat hükümlerinin hiçe sayıldığını, toplantının yönetimi divan başkanlığında olmasına rağmen hükümet komiseri ve eski yönetim kurulu üyeleri toplantının yürütülmesine mevzuat hükümlerine aykırı olarak müdahalede bulunduklarını, hissedarların yasal haklarını kullanmalarını engellediğini, genel kurulun oldu bittiye getirildiğini, genel kurulda alınan “4” nolu kararın toplantının yapılmasındaki hukuksuzluklar, usul, yasa, ana sözleşme ve objektif iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, 4 nolu karar hakkında red oyu kullandıklarını ve muhalefet şerhi koyduklarını, oylamada TTK’nın 374/1. maddesine aykırı davranıldığını, oy hakkından mahrum olanlar oy kullandıklarını, bu madde ile yönetim kurulu üyelerine TTK’nın 334. ve 335. maddeleri uyarınca yetki verilmesi hususu oylandığını, oysa ortaklığın malvarlığının yönetim kurulu üyesine karşı korunması gerektiğini, yönetim kurulu üyelerinin tamamı halka açık bir şirket olan davalı şirket hissedarlarının hakları hilafına kendi menfaatlerine iş ve işlemler gerçekleştirerek şirkete zarara uğrattıkları basına yansımış meşhur hadiselerden olduğunu, daha önceki yönetimlere verilen haklar kötüye kullanıldığını, daha önce aynı kişilere verilen yetkiler neticesinde şirkette SPK tarafından yapılan denetimde örtülü kazanç elde edildiği tespit edildiğini, aynı kişiler hakkında aynı yetkinin verilmesinin iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, SPK tarafından bir kısım yönetim kurulu üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, geçmiş dönemlerle ilgili olarak şu an yönetimde bulunan kişilerin bağlı ortaklıkları tarafından şirketi zarara uğrattıkları tespit edilip ceza davası açıldığını, iptali talep edilen genel kurul kararının Sermaye Piyasası Kanunu’nun 15. maddesine de aykırı olduğunu, ileri sürerek 12/08/2011 tarihli genel kurulun 4 nolu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, oylamada TTK’nın 374/1. maddesine aykırılık bulunmadığı, oydan yoksun oyların ve hakim ortak konumunda bulunan kişilerin oylarının tamamının geçersiz sayılması halinde bile 4. maddenin çoğunlukla kabul edildiği, bu durumun iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturmayacağı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 05.05.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı şirketin 12.08.2011 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısının 4 nolu maddesinde karar altına alınan yönetim kurulu üyelerine TTK’nın 334 ve 335. maddelerindeki yetkinin verilmesinin yasa, ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına açıkça aykırı olduğu iddiasıyla söz konusu kararın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında açılmış bulunan haksız rekabete ilişkin ceza davasının halen derdest olup, anılan üyelerin bizzat kurdukları aile şirketlerine davalı şirketin ürettiği kütük demirlerini öncelikli olarak ve düşük fiyatla vermek suretiyle diğer üreticileri zarara uğrattıklarını, bu nedenle bu kişilere davalı şirketle işlem yapabilme ve rekabet edebilme izni verilmesinin iyi niyete aykırı olduğunu, yönetime seçilen kişilerin daha önce de şirketle ihtilafa düştüklerini, çıkar çatışmasına girdiklerini ve haklarında davalar ikame edildiğini, yönetim kurulu üyelerinin tamamı halka açık bir şirket olan … A.Ş. hissedarlarının hakları hilafına ve kendi menfaatlerine iş ve işlemler gerçekleştirdiklerini, bu nedenlerle anılan üyelere 6762 sayılı TTK’nın 334 ve 335. maddeleri mucibince izin verilmesinin haksız rekabet ortamına zemin hazırlayacağını ileri sürerek, bu kararın iptalini istemiştir.Davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında 2011-2012 yıllarını kapsayan dönemde davacının iddialarına konu eylemleriyle ilgili olarak açılmış bulunan haksız rekabet eylemine ilişkin ceza davasının halen devam ettiği, ceza yargılaması sırasında alınan bilirkişi raporunda, … A.Ş.’de yönetici konumuna sahip kişilere ait şirketler ile Karabük’te faaliyet gösteren diğer şirketler arasında mal alımında eşitsizlik yaratıldığı, … yöneticilerinin … ile ilgili ticari bilgileri kendi şirketleri lehine kullandıkları, sonuç olarak sanıkların eylemlerinin normal kabul edilemeyecek, rekabeti tehlikeye sokan veya rekabetten beklenen sonuçları boşa çıkaran rekabetin işlevsel kurallarına aykırı davranış olarak nitelendirildiği görülmüştür.
Bu durumda tüm dosya kapsamı ve içeriğindeki bilgiler nazara alındığında, iptali istenen genel kurul kararı ile davalı şirket yönetim kurulu üyelerine 6762 sayılı TTK’nın 334 ve 335. maddelerinde düzenlenen hususlarda yetkiler tanınmış ise de, aynı yöneticiler hakkında daha önce anılan maddelerdeki yetkilerin verilmesinden kaynaklanan eylemlerinden dolayı açılmış ve devam eden bir ceza davasının bulunmasına göre, aynı kişilere yeniden aynı yetkilerin tanınması afaki iyi niyet kurallarına aykırı olup, söz konusu kararın çoğunluk oyu ile alınmasının da yapılacak değerlendirmede etkili olamayacağı, bir başka anlatımla kararın oy çokluğu ile alınmış olmasının afaki iyi niyet kurallarına aykırılığı ortadan kaldırmaya yetmeyeceği, bu itibarla davacının isteminin kabulü ile afaki iyi niyet kurallarına aykırı bulunan davaya konu genel kurul kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.05.2014 günlü, 2013/17758 Esas-2014/8455 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 04.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.