Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/2366 E. 2014/9182 K. 13.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2366
KARAR NO : 2014/9182
KARAR TARİHİ : 13.05.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/11/2012 tarih ve 2012/436-2012/644 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin istenildiği an geri alınabileceği ve yüksek oranda faiz verileceği vaadi ile davalı şirkete bağlı … AG’ye 20.000 DM ödeme yaptığını, anılan şirketin iflas ettiğini, bu şirket aracılığı ile yurtdışında toplanan paraların davalıların hesabına aktarıldığını, müvekkilinin ortak olma amacının bulunmadığını, davalıların SPK, Bankalar Kanunu ve …’ya aykırı olarak para topladıklarını ileri sürerek, müvekkili ile davalılar arasında var olduğu iddia edilen ilişkinin hükümsüzlüğünü ve 21.002,85 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının dava dışı …AG‘ye sessiz ortak olduğunu ve bu şirkete para verdiğini, davacı ile davalılar arısında ticari yada hukuki ilişki bulunmadığından davalılara husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, pasif husumet yokluğundan davanın reddine ilişkin verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce “sanıklar arasında davalı …’ün de bulunduğu … 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davadaki iddia ve belirlemeler ile davacının para yatırdığı dava dışı … AG’nin iflas etmiş olması nedeniyle davacının anılan şirkete müracaatının sonuçsuz kalacağı göz önüne alınmak suretiyle, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davacı gibi sessiz ortak konumunda olan kişilerden dava dışı yurtdışındaki şirket aracılığı ile toplanan paraların davalı şirket ile bu şirkete bağlı diğer şirketlere aktarıldığı, davalı …’ün bu eylemlerden gerek haksız fiil, gerekse organizasyon çatısı olarak ifade edilen holdingin başkanı olarak sorumlu olduğu, dava dışı … dışındaki şirket ile organik ve hukuki bir bağın bulunduğu, perdenin aralanması teorisi uyarınca paranın yatırıldığı şirket ile davalı şirketin tek bir şirket olarak değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 21.002,85 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.118,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 13/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.