Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/15590 E. 2017/16095 K. 04.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15590
KARAR NO : 2017/16095
KARAR TARİHİ : 04.07.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve birleşen dosya davalısı vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıya ait iş yerinde 2012 yılına kadar çalışan müvekkilinin emekli olduğunu, işe ilk girdiğinde mevsimlik işçi kadrosuna, daha sonra asıl kadroya geçirildiğini, ancak müvekkilinin işinin mahiyeti gereği mevsimlik iş olarak değerlendirilmeyeceğini ve yıllık izin ücretine hak kazanması gerektiğini, işe ilk girdiği tarihten emekli olduğu tarihe kadar sürekli çalışan müvekkiline yıllık izinleri kullandırılmadığı gibi yıllık ücretli izin alacağının da ödenmediğini iddia ederek yıllık ücretli izin alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, müvekkilinin İl Özel İdaresi bünyesinde çalışırken 05/12/2011 tarihinde TCK 86. Şube Şefliği’ne tayinin yapıldığını ve bu iş yerinde çalışırken 14.06.2012 tarihinde işten ayrılıp emekli olduğunu, bu durumda müvekkilinin İl Özel İdaresi nezdinde ki çalışması nakil sebebiyle sona erdiği ve nakledildiği TCK. 86. Şube Şefliği iş yerinde çalışırken iş akdinin emeklilik nedeni ile sona erdiği, bu nedenle müvekkilinin yıllık ücretli izin alacağından nakledildiği ve emekli olduğu işverenin sorumlu olacağını, Karayolları Genel Müdürlüğünün tüzel kişiliğinin bulunduğunu beyanla iş bu davanın Malatya 1. İş Mahkemesinin 2013/616 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili kurum emrinde 4857 sayılı iş kanununa tabi olarak 2001 tarihine kadar 3 aylık dönemler halinde muhtelif aylarda mevsimlik işçi, 02.02.2001 tarihinden itibaren daimi kadrolu işçi olarak görev yaptığı, 4857 sayılı iş kanunun 53/3. Paragrafında “niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz” denildiğini, davacıya 54. madde gereği mevsimlik işçi olarak çalıştığı süreler hizmetine sayılarak yıllık izin kullandırıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada … vekili, davacının yıllık izinlerini kullandığını, müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, asıl davanın reddine birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve birleşen dosya davalısı vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Uyuşmazlık davalı işyerinde yapılan işin mevsimlik iş olup olmadığı ve davacının yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Çalışmanın sadece yılın belirli bir döneminde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işler mevsimlik iş olarak tanımlanabilir. Söz konusu dönemler işin niteliğine göre uzun veya kısa olabilir. Her zaman aynı miktarda işçi çalıştırmaya elverişli olmayan ve işyerinde yürütülen faaliyetin niteliğine göre işçilerin her yıl belirli sürelerde yoğun olarak çalıştıkları ve fakat yılın diğer döneminde işçilerin iş sözleşmelerinin ertesi yılın faaliyet dönemi başına kadar ara vermeyi gerektiren işler mevsimlik iş olarak değerlendirilebilir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53/3 maddesi uyarınca, mevsimlik işlerde yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanmaz. Bir başka anlatımla, mevsimlik işçi, 4857 sayılı Kanun’un yıllık ücretli izin hükümlerine dayanarak, yıllık ücretli izin kullanma veya buna dayanarak ücret alacağı isteminde bulunamaz. Hemen belirtmek gerekir ki, 53/3. maddede ki kural, nispi emredici kural olup, işçi lehine bireysel iş sözleşmesi ya da toplu iş sözleşmesi ile yıllık ücretli izne ilişkin hükümler düzenlenebilir ve mevsimlik işçiler için yıllık izin hakkı tanınabilir.
Mevsimlik çalışmalarda, kural olarak işçinin yıllık ücretli izin hakkı bulunmamakta ise de, iş yerinde geçen çalışmaların yılda onbir ayın üstünde gerçekleştiği takdirde işçinin dinlenme hakkının varlığının kabulü gerekmektedir. 4857 sayılı Kanun’un 53. maddesinde mevsimlik işlerde yıllık izin hakkının doğmayacağı belirtilmiş ise de, yılın ne kadar bölümünde çalışılma halinde işin mevsimlik iş sayılacağı yönünde bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Şu halde, yılın tamamına yakın bir bölümünde çalışılma halinde Anayasal temeli olan dinlenme hakkının tanınmasının gerekeceği açıktır.
Dosya içeriğinden, 25.10.1993 tarihinden beri çalışan davacının iş sözleşmesinin yılın belirli dönemlerinde askıya alındığı, bu anlamda davacının mevsimlik işçi statüsünde çalıştığı, 02.02.2001 tarihinde ise kadroya geçtiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 1993-1998 yılları arasındaki çalışmasının onbir ayı aşmadığı ancak 1999 yılında 342 gün, 2000 yılında ise 287 gün çalışmasının bulunduğu belirterek, 1999 ve 2000 yılları için yıllık izin ücreti hesaplanmış ise de, bu kabul dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Davacının, 2000 yılındaki çalışmasının onbir ayın altında kaldığı, bu yıl açısından yıllık ücretli izin hakkının bulunmadığı kabul edilerek, belirlenecek yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.