Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/8956 E. 2014/34960 K. 10.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8956
KARAR NO : 2014/34960
KARAR TARİHİ : 10.11.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı şirket ile arasında 31/01/2011 tarihli …i bulunduğunu, 30/11/2011 tarihinde teslim edilmesi gereken bağımsız bölümün, halen teslim edilmediğini, sözleşmenin 4. maddesinde, satıcının konutu 30/11/2011 tarihinde eksiksiz teslim edeceğinin, teslim süresinin en fazla 180 gün uzayabileceğinin, bu ek sürenin bitim tarihinden itibaren gecikilen her gün için alıcıya rayiç kira bedeline göre tazminat ödeneceğinin hüküm altına alındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, sözleşmede belirtilen konutun teslim tarihinden, dava tarihine kadar geçen 17 ay 20 günlük süre için şimdilik 3.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, yargılama esnasında ise ıslah ile talep sonucunu arttırarak 6.302 TL’nin faizi ile iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 6.140,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının 2014/8956-34960
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı eldeki dava ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 3.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiş, daha sonra ıslah ile talep sonucunu arttırarak 6.302 TL’nin faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davada hüküm altına alınan alacağın 3.000TL’sine asıl dava tarihinden, bakiye kısmına ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken tüm alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının ikinci bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte belirtilen nedenle temyiz olunan hükmün karar bölümünde yer alan “davanın kısmen kabulü ile 6.140,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin hükümden çıkartılmasına yerine aynen “Davanın kısmen kabulüne, 6.140,00 TL tazminatın 3.000 TL’sine dava bakiye kısmına ise ıslah tarihinden yürütülecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.