Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/14575 E. 2014/3583 K. 26.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14575
KARAR NO : 2014/3583
KARAR TARİHİ : 26.02.2014

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/06/2013 tarih ve 2013/16-2013/359 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde bulunan hesabından, 07.10.2006 tarihinde müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında, internet bankacılığı yolu ile toplam 3.200.00 TL’nin başka bir hesaba havale edildiğini, davalı bankanın objektif özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve müvekkilinin mağduriyetini gidermediğini ileri sürerek, 3.200.00 TL’nin işlem tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkili bankanın oluşan zarar nedeniyle kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, sahtecilik işleminin davacı tarafa değil davalı bankaya karşı gerçekleştirilmiş olduğundan, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, davalı bankanın davacı tarafın hesabından çekilen paranın tamamından sorumlu olduğu, güven kuruluşları olan bankaların topladıkları mevduatı koruma konusunda objektif özen borcu altında bulunduğu, BK’nın 99. maddesi hükmü uyarınca yapılan sorumsuzluk anlaşmalarının da geçerli olmadığı, somut olayda davacı tarafın kasıtlı olarak şifresini üçüncü kişiye verdiği ve asıl fail ile birlikte hareket ettiğinin ispat edilmediği, davaya konu zararda davacının müterafık kusurundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.200,00 TL alacağın 07.10.2006 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Banka vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Banka vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Banka vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.