Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/36097 E. 2017/16116 K. 04.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/36097
KARAR NO : 2017/16116
KARAR TARİHİ : 04.07.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı, 18/05/2012 tarihinden 12/12/2012 tarihine kadar davalı işyerinde hafriyat kamyonu şoförü olarak çalıştığını, iş akdinin haksız şekilde feshedildiğini beyanla, işçilik tazminat ve alacaklarına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafça temyizi üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2015/7003 E. 2016/8077 K. numaralı kararıyla; dosya içinde bulunan ücret ödeme dekontları altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığının araştırılarak, davacıya ait olduğunun tespiti halinde bu alacağından mahsup edilmesi ve fazla çalışma alacağının, davacının tanık olarak dinlendiği dosyada beyan ettiği çalışma saatleri gözetilerek yeniden hesaplama yapılması gerektiği gerekçeleriyle, bozma kararı verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, ücret ödeme dekontları ile ilgili olarak davacının beyanı alınmış, davacının dekontlardaki imzaların kendisine ait olduğunu kabul etmesi üzerine, bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Mahkemece ek rapordaki hesaplamalar doğrultusunda, davanın kısmen kabulü yönünde yeniden hüküm kurulmuştur.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında, davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti miktarı yönünden husumet bulunmaktadır.
Somut olayda; davacının talep ettiği toplam ücret tutarı 2.234,38-TL olmasına karşın, Mahkemece 1.092,03-TL ücrete hükmedilmiştir. Talep edilen ile hükmedilen tutar arasında 1.142,35-TL fark mevcut olup, reddedilen bu tutar gözetilmeden, davalı lehine eksik vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Sonuç: Temyiz konusu kararın hüküm fıkrasının ikinci maddesinde yer alan “Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre takdir ve tayin olunan 250,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,” ifadesinin çıkartılarak,”Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre takdir ve tayin olunan 1.392,35-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,” şeklinde yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının talep halinde ilgiliye iadesine 04.07.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.