YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11638
KARAR NO : 2014/17890
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/04/2014 tarih ve 2013/876-2014/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davcının davalı …’e 15/10/1998 tarihli kredi sözlemesi ile 2.500,00 TL’lik kredi açıldığını, diğer davalı …’nın söz konusu krediyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kredi borcunun ödenmesi için davalılara ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek, 3.787,14 TL ana para 61.339,36 TL faizi ve 3.066,97 TL BSMW olmak üzere toplam 68.193,47 TL’ye ulaşan alacağın faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı …’nin hiçbir zaman bir kredi sözleşmesi imzalamadığını ve kredi adı altında nakit para teslim almadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kredi sözleşmesi ve ödeme dekontundaki imzaların borçlu olarak gösterilen davalıya ait olmadığı, dosya içerisinde mevcut ceza mahkemesinin ilamından da anlaşıldığı üzere davacı banka çalışanlarının dava dışı şirket ile anlaşarak şirketin çalışanları adına krediler çıkartılmak suretiyle şirkete kullandırıldığı, daha sonra da bu kredi borçlarının belirsiz kaynaklardan kapanmış olarak gösterildiği, asıl borçlu açısından doğmamış borçtan kefilin sorumlu tutulmasının mümkün olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.