YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2419
KARAR NO : 2014/9260
KARAR TARİHİ : 14.05.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/12/2013 tarih ve 2012/329-2013/323 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalılardan …’in müvekkillerinden …’na olan borcu nedeniyle icra takibi başlatıldığını ve davalının vermiş olduğu taahhüdü yerine getirmemesi nedeniyle hakkında taahhüdü ihlal suçundan hapis cezası verildiğini, bunun üzerine davalı …’ın kardeşi ve eşi olan diğer davalılar … ve …’in müvekkillerinden…’a alacak meselesinin çözülmesi ve davalı …’ın hapisten çıkartılması için aracılık yapmasını istediklerini, müvekkilinin de iyiniyetli olarak aracılık yaptığını ve davalılardan …’ün müvekkili …’a alacağın teminatı olmak üzere 20.5.2012 vade tarihli, 20.000 TL bedelli bono imzalayıp verdiğini ayrıca, 13.000 TL’lik bir çek ve 2000 TL’lik nakit para vereceğini söylediğini, davalı …’in de 15.000 TL’lik çek verdiğini ve davalıların borcu üstlendiklerini şahitlerin huzurunda beyan ettiklerini, daha sonra davalı…’un 15.000 TL’lik çeki bozdurup nakde çevirmek istediklerini beyan ettiğini, diğer davalı …’in de çeki alarak bozdurduğunu ancak, çek bedelinin 7.000 TL’sini müvekkili…’in avukatına ödeyip, kalanını kendi uhdesinde bıraktığını, davalı …’ın hapisten çıkmasından sonra davalılardan …’ün 13.000 TL’lik çeki bozdurduğunu, davalı …’in de 15.000 TL’lik çeki bozdurup parasını vermediğini, ayrıca …’ün 2000 TL’lik nakit para vereceğini söylediği halde vermediğini ileri sürerek, 56.700 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili husumet itirazında bulunmuş, icra dosyasına borcun tamamının ödendiğini ve icra dosyasının alacaklısı olan davacı …’in avukatından ibraname alındığını, davacı tarafın davasını yazılı delille ispat etmesi gerektiği, müvekkillerinin herhangi bin borcu bulunmadığını savunarak, davanın reddi istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava ve borcun doğduğu ileri sürülen tarihte yürürlükte olan 1086 Sayılı HUMK’nın 288. maddesi uyarınca bir hakkın doğumu ve yenilenmesine ilişkin, değeri yasal sınırın üstündeki işlemlerin senetle ispatı gerektiği, davalı tarafın tanık dinlenilmesine muvafakat etmediği, davacı tarafça yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir kanıt da sunulmadığından tanık beyanlarının karara esas alınmadığı, davacının isticvap talebinin, borcun ödenip ödenmediği olgusunun senetle ya da yeminle ispat edilmesi gerektiği, isticvabı istenilen, senedin alınıp verilmesi olgusunun bir tarafının davacı olması, bunun ispatı yükünün de davacıya düşmesi sebebiyle reddedildiği, davalılar tarafından hile ile senetlerin alınmasının ise esasında borcun üstlenilmesi ve yenilenmesi ile doğan borcun ifa edilmemesi olduğu, davacı tarafça davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davacının iddiasının dolandırıcılık şeklinde olup bu hususun suç teşkil etmesi nedeniyle yemin teklifinin mümkün olmamasına, iddia edilen hususta isticvap koşullarının da gerçekleşmemesine ve davacı … vekilince verilmiş bulunan 10.12.2011 tarihli “Sözleşmedir” başlıklı ibraname içeriğine göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.