YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10800
KARAR NO : 2014/3213
KARAR TARİHİ : 21.02.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/03/2012 tarih ve 2012/135-2012/19 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21.02.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av….ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin davalı şirketin %30 hisseye sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin 29.09.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların kanun hükümlerine ve afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, alınan kararlara olumsuz oy kullanıp muhalefet bildirildiğini, müvekkilinin 26.06.2009 tarihli yazı ile şirkete ait bilanço, gelir gider tabloları ve şirket defterlerinin incelenmesi için genel kurul tarihinden önce hazır bulundurulması taleplerinin yönetim kurulunca reddedildiğini, TTK’nın 362. maddesinde düzenlenen şirket hakkında malumat alma haklarının ve TTK’nın 327/son maddesindeki haklarının engellendiğini, şirketin mali durumu hakkında yeterli bilgi alamadıkları için genel kurulda alınan 2008 yılı bilançosu, gelir gider tablosu, yönetim kurulu faaliyet raporu ve denetçi raporlarının onaylanmasına dair 4, 5 ve 6 nolu kararların iptalini, şirketin %20 hissedarı dava dışı … Elektronik A.Ş.’nin şirkete verdiği malzeme ve nakit borç ile ilgili olarak alınan 9 nolu kararın müvekkilince şirket hesapları incelenemediği için iptalini, yönetim kurulu üyeleri kendi ibralarında oy kullandığı için ibraya ilişkin 13 nolu kararın iptalini, sermaye artırımına dair 14 nolu karar oybirliği ile alınması gerekirken oy çokluğu ile alındığından ve tadil tasarısı davet ve gündem ile birlikte ortaklara gönderilmediğinden iptalini, kar dağıtılmamasına dair 15 nolu kararın müktesep hakları ihlal niteliğinde olduğundan iptalini, yönetim kurulu üyesi…’in kardeşi …’in denetçi seçilmesine dair 16 nolu kararın iptalini talep etmiş, birleşen davada genel kurulun 14 nolu kararı ile iç kaynaklardan sermaye artırımı yönünde karar alındığını, sermaye artırımına tüm ortakların katılma hakkı olmasına rağmen kazanılmış hakların ihlali niteliğinde olan kararın iptali gerektiğini ayrıca tadil tasarısı davet ve gündem ile birlikte ortaklara gönderilmediğinden anasözleşme değişikliği niteliğinde olan 14 nolu kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl ve birleşen davaya ilişkin cevabında, bilanço, gelir gider tablosu, yönetim ve denetçi raporlarının ortakların incelemesi için hazır bulundurulduğunu, hatta davacı temsilcisine bilanço ve kar zarar hesabının toplantıdan 4 ay önce gönderildiğini, şirket defterlerinin ise ortakların incelemesine hazır bulundurulması zorunluluğu olmayıp bunun da genel kurulun yetkisinde olduğunu, sermaye artırımın iç kaynaklardan değil, ortak Mustafa Mıhçılar’ın davalı şirketten olan alacaklarından karşılandığını, tadil metninin davacıya gönderildiğini, gönderilmese dahi bunun tek başına iptal sebebi olmadığını, davacı taraf müvekkile verdiği ödünç parayı geri aldığı için sermaye artırımına katılma hakkı bulunmadığını, alınan diğer kararların da iptalini gerektirir bir durum söz konusu olmadığını, ayrıca birleşen dava ile ilgili olarak derdestlik itirazları olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 14 nolu karar alınırken yönetim kurulu üyelerinin TTK’nın 374.maddesine aykırı olarak oy kullanmaları ve bu kabul oyları olmaksızın davacı şirketin 750 red oyu ile yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemiş olacağı, gündemin 16.maddesi ile denetçi seçilen …’in yönetim kurulu üyesi … ile olan akrabalığı sebebi ile TTK’nın 349. maddesine aykırılık oluştuğu, sermaye artırımının nakit karşılığı yapılmış olduğu, TTK’nın 394. maddesi uyarınca sermaye artırımının nakit karşılığı yapılması durumunda davacının öncelik hakkı olduğu ancak bu hakkın genel kurul kararı ile kaldırılması ya da sınırlandırılmasının 394. maddeye uygun olduğu, bu sınırlandırmanın yargı denetimi mümkün ise de her iki dosyada davacının rüçhan hakkının kullanılmasının ihlal edildiğine dair her hangi bir beyanı olmadığından 14 nolu kararda yasaya aykırılık bulunmadığı, sermaye artırımına ilişkin kararın iptali talebi yönünden birleşen davadaki derdestlik itirazının da yerinde olduğu, ayrıca esas olarak da sermaye artırım kararının iptalini gerektirir şekilde her iki davada dava nedenlerinin bulunmadığı, diğer gündem maddeleri ile ilgili olarak TTK, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırılık tespit edilemediği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 29.09.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan yönetim kurulunun ibrasına ilişkin 13 nolu ve denetçi seçimine dair 16 nolu kararın iptaline, diğer gündem maddeleri ile ilgili olarak yasaya aykırılık bulunmadığından iptal taleplerinin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 29,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 21.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.