YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10144
KARAR NO : 2014/17903
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/03/2014 tarih ve 2011/207-2014/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı … Tekstil şirketi ile dava dışı Akbank arasında 11/09/2006 tarihli, 500.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu şekilde çek bedeli kredisi, ticari + para ve ticari krediler kullandırıldığı, diğer davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine davalılara ihtarname gönderildiğini ve daha sonra da takip yapıldığını, davalıların takibe itiraz etmeleri üzerine …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/710 esas sayılı dosyasından itirazın iptali davası açıldığını ancak takipsiz bırakılan bu davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve alacağın … tarafından müvekkili … … Yönetimi A.Ş‘ye temlik edildiğini ileri sürerek 259.754,64 TL’nin müştereken ve müteselsilen tahsiline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılar Bora ve Kaya yönünden kredi sözleşmesinde kefalet miktarının belirtilmediğini bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu, davalı …’in borçlu sıfatının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kefiller yönünden açılan davanın, dava konusu kredi sözleşmenin tüm sayfalarının verilen sürelere rağmen aslının ibraz edilmediği, dosyaya sunulan sözleşmenin sadece bir iki sayfası olup sözleşmenin hangi şartlarda imzalandığının belirlenebilir mahiyette bulunmadığı, dosyada bulunan 11/09/2006 tarihini taşıyan bir ilk sayfada 500.000,00 TL‘lik bir miktar yazılı olup bu sayfada asıl borçlu ve kefillerin imzalarının bulunmadığı, son sayfada ise tüm davalıların isim ve imzaları olmakla birlikte aradaki bölümler ve ıslak imzalı sözleşmenin aslı bulunmadığıdan bu sayfanın dava konusu kredi sözleşmesinin son sayfası olup olmadığının
anlaşılmadığı, bu hali ile ortada kefiller açısından kefalet limitlerinin belirli olduğu yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı gerekçesiyle reddine, asıl borçlu şirket yönünden açılan davanın ise kredi sözleşmesi imzalanmamış kabul edilse bile banka kayıtları incelendiğinde kredinin kullanıldığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 259.754,64 TL’nin davalı şirketten tahsiline, toplam ana alacak 223.655,64 TL olmakla; bu miktarın 11.847,41 TL kısmına dava tarihinden itibaren %57 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 oranında BSMV uygulanmasına, yine ana alacağın 156.179,68 TL kısmına dava tarihinden itibaren %34 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 oranında BSMV uygulanmasına ve ana alacağın 55.628,55 TL kısmına ise; yine dava tarihinden itibaren %22 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 oranında BSMV uygulanmasına, dava alacak davası olduğundan davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.