YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14322
KARAR NO : 2014/3814
KARAR TARİHİ : 28.02.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2013 tarih ve 2012/599-2013/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin ücretsiz hizmeti olan internet sitesinde 15.11.2012 tarihinde yayınlanan blogda müvekkiline karşı asılsız, yanıltıcı, gereksiz ve gerçek dışı habere yer verildiğini, dava konusu haberin başlığının “… Bu … Çuvalladı mı?” olduğunu, yazı içeriğindeki, müvekkilinin ürünlerinin dikiş ve kalıp kalitelerinin düşük olduğu, kalıpların kataloglarda durduğu gibi durmayacağı iddialarının tamamen asılsız ve mesnetsiz olduğunu, akabinde 18.11.2012 tarihinde “Yazıya Ekleme” başlıklı haberde de gerçek dışı ithamlara devam edildiğini, yazıların somut verilere dayanmadığını, müvekkilinin ticari itibarını ve marka değerini küçültmek amacıyla kasıtlı olarak yazıldığını, teknik verilere dayanmayıp, kişisel görüş içererek haksız rekabet teşkil ettiğini, bu konuda maddi tazminat haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek, haksız rekabetin tespiti, men’i ile önlenmesine ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin kadın ve moda dergisi yayınlayarak moda ve kadın giyimi üzerine çalışmalar yaptığını, davacı taraf yayınlanan yazının haksız rekabet oluşturduğunu belirtmiş ise de, …. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/1390 D.İş dosyasında yazıların içeriğinde hukuka aykırılık, kusur ya da suç tespit edilmediğini, yazılan yazılarda haksız rekabet teşkil edebilecek bir unsur bulunmayıp eleştiri sınırları içerisinde hatta yapıcı tavsiye niteliği bulunduğunu, okurlardan gelen şikayetler üzerine ürünlerin moda ve tekstil danışmanlarınca incelenerek bazı ürünlerin beklentiyi karşılamadığı, okur görüşlerinin kısmen gerçeği yansıttığı hususunda eleştiri ve bilgilendirme amacıyla davaya konu yazının kaleme alındığını, haksız rekabet ve manevi tazminat unsurlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, …. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/1390 D.İş dosyası incelendiğinde; davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine davaya konu yazılardan dolayı tekzip talebinde bulunulduğu, mahkemece 03.12.2012 tarihinde davaya konu yazıların içerikleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde eleştiri olarak yapılmış olup insanları bilgilendirmeye yönelik haber niteliğinde olduğu, bunun basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılarak cevap ve düzeltme metni yayınlanması talebinin reddine karar verildiği, bu karara yapılan itiraz üzerine … 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/455 D.İş dosyasında itirazın reddine kesin olarak karar verildiğ, davaya konu yazıların içeriğinde davacı tarafından üretilerek piyasaya sürülen kadın giyimine yönelik ürünlere yönelik olarak yapılan incelemenin sonuçlarının anlatıldığı, dikiş ve kalıp kalitesinin fiyatlara uygun olmadığı, sezon parçaları ve kataloglarla uyumsuzluk gösterdiği, kalıbın tüm ürünlerde doğru uygulanmamış olduğu, kalite standartının yeniden gözden geçirilmesi gerektiği, sezon sonunda indirim yapıldığında tekrar bakılabileceğinin belirtildiği, bunun yanında fiyatına hak eden ürünlerinde bulunduğunun açıklanarak, özellikle davacının ürünlerinin fiyatlarının yüksekliğine vurgu yapılmış olduğu, anılan yazılar kendi uslubu içerisinde değerlendirildiğinde, davacı ürünlerinin yorum ve eleştirisinin yapıldığı, anlatılan ürünler ile kullanılan üslup ve sözlerin birbirine uygunluk gösterdiği, haberin verilişinde gerçeğe aykırı eklemeler yapılmadığı, basının haber verme özgürlüğünün gerçeklik, kamu yararı ve toplumsal ilgi, güncellik, konu ile ifade arasındaki düşünsel bağlılık, temel gerçeği ve haberin verildiği andaki beliriş biçimlerine uygunluğu ele alındığında, haberin güncel olduğu, konuyla ifade arasındaki düşünsel bağlılığın bulunduğu, haksız eylem ve haksız rekabetin unusurlarının oluşmadığı, Anayasa’nın 28, 6098 sayılı BK’nın 58 ve 6102 sayılı TTK’nın 56. maddeleri uyarınca manevi tazminatı gerektirir durum bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 28.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.