YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12763
KARAR NO : 2014/19141
KARAR TARİHİ : 05.12.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.04.2014 tarih ve 2012/584-2014/149 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yapılan hizmet nedeniyle 20.05.2012 tarihinde dava dışı … … A.Ş.’ne verilmek üzere davalı bankadan 10.000 TL bloke karşılığında teminat mektubu aldığını, işin tamamlaması sonucu dava dışı şirkete verilen teminat mektubunun döndüğünü ve 18.07.2012 tarihinde iadesinin yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin davalıya karşı herhangi bir riskinin kalmadığını ancak, davalının mevduat hesabındaki parayı müvekkiline ödemediğini, ödememe gerekçesi olarak da 12.04.2012 ve 25.04.2012 tarihlerinde bankaya e-haciz yoluyla gönderilen hacizleri dayanak gösterdiğini oysa, Maliye Bakanlığı’nın 30.1.2007 tarih, 26419 sayılı tahsilat genel tebliğinde bankalara tebliğ edilecek haciz bildirileri ile ilgili 6183 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde yapılan düzenleme ile birlikte kendileri tarafından gönderilen e-haczin gönderildiği tarihi kapsadığı, ileriye dönük alacaklar üzerine bloke konulamayacağının açıkça hükme bağlandığını, kaldı ki 12.04.2012 tarihinde sistem üzerinden konulan e-haciz nedeniyle müvekkili şirketin teminat mektubu karşılığı yatırmış olduğu mevduat hesabındaki işleyen faizden 600 TL’nin e-haczin konulduğu gün itibariyle gönderildiğini, 25.04.2012 tarihli e-hacizde ise işleyen faiz olmadığından davalı tarafından bakiyenin bulunmadığına dair yazının ilgili kuruma gönderildiğini, bu nedenle vergi dairelerinin e-hacizlerinin konuldukları tarih itibariyle hükümsüz olduğunu ileri sürerek, 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 6183 sayılı Yasa’nın 79/2 maddesi gereğince tahsil dairelerince düzenlenen haciz bildirilerinin bankalara doğrudan veya mahallindeki tahsil dairesi aracılığıyla tebliğ edileceğinin düzenlendiğini, vergi dairesinin yazısına istinaden hesaba konulan bloke nedeniyle müvekkili bankanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankaya, Vergi Dairesi’nin 12.04.2012 ile 25.04.2012 tarihli ve …6. İcra Müdürlüğü’nün 2009/8365 Esas sayılı dosyasındaki 24.12.2012 tarihli yazısı, …7. İcra Müdürlüğü’nün 2010/352 Esas sayılı 22.01.2010 tarihli yazıları uyarınca haciz ihbarnameleri gönderildiği, ihbarnamelerdeki borç tutarlarının, hesap miktarı olan 10.000,00 TL’den çok fazla olduğu, dolayısıyla davalının, haciz ihbarnameleri nedeniyle hesaba bloke koymasında yasaya aykırı bir durum bulunmadığı ayrıca, söz konusu haciz bildirimlerinin İİK kapsamında incelendiğinde, İİK’nın 89 ve devamı maddeleri karşısında, davalının söz konusu hesaba bloke koyarak, davacıya ödememesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 05.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.