YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10833
KARAR NO : 2014/17886
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2014 tarih ve 2014/30-2014/93 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yurtdışında gurbetçi olarak zor şartlarda arttırdığı 10.000 DM parayı istediğinde geri alabileceği ve yüksek oranda kar payı verileceği taahhüdü ile davalılara belge karşılığında verdiğini, ancak talebine rağmen bu paranın halen ödenmediğini, davalıların açıkça kanuna aykırı olarak binlerce kişiyi kandırdığını ve mevduat topladığını, alınan para nedeniyle müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, … ve diğerlerinin müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını ileri sürerek müvekkilinin davalı şirketlerle kurulmuş geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile ödenen 10.000 DM karşılığı 11.125 TL’nin şimdilik 7.500 TL’sinin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, husumet, yetki ve zamanaşımı definde bulunmuş, esasa ilişkin olarak da ortaklık ilişkisi gereği paranın çekilmesinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve dosya kapsamına göre, olayda gerçek amacın yurtdışında kurulan paravan tabir edilen şirket yoluyla para toplanıp, Türkiye’de bağlantılı olan ve aynı kişilerin kontrolünde bulunan davalı şirkete para aktarılması olduğu, bu ilişki dikkate alındığında para yatırılan dava dışı yabancı menşeli şirket ile davalılar arasında organik bağın bulunduğu, bu bağ neticesinde davalıların davacının parasını yatırdığı yabancı menşeli şirketin borçlarından birlikte sorumlu olmaları gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 7.500,00 TL’nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacıdan “….” ibarelerinin büyük puntolarla, “ınternational marketing and tradıng” ibarelerinin ise küçük harflerle yazıldığı belge karşılığında para tahsil edilmiş olduğunun, dosya içeriğinden yurt dışında kurulu bu firmanın otomotiv, inşaat, tekstil, turizm, medya, ilaç ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren yabancı bir holdingin ortağı bulunduğunun (ki bahsi geçen
Holdingin davalı … olduğu da çekişmesizdir.), yatırılan tutarın yabancı holdingdeki ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüğe karşı kullanılacağının, yatırımcının kâr ve zarara ortak olacağının, sessiz ortağın fesh-i ihbar müddetine riayet etmek suretiyle akdi feshedebileceğinin, payına düşen meblağın yabancı holdingden isteneceğinin ve taraflarına ulaştığında davacı ortağa ödeneceğinin anlaşılmasına, yine çekişmesiz olduğu üzere yurt dışında kurulu şirketin tek ortağı ve yöneticisinin davalılardan … olmasına, dava tarihi itibariyle anılan şirketin herhangi bir malvarlığı ve ödeme gücünün mevcut bulunmamasına, davalı tarafın kabulünde olduğu ve ortaklık sözleşmesinde yazılı bulunduğu üzere toplanan paraların da Türkiye’ye gönderilmiş olduğunun tespit edilmesine, davadaki zamanaşımı def’inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde bu olguların dikkate alınmasının gerekmesine, ayrıca (HUMK’nın 235 ve HMK’nın 187/2’nci maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz olan) davalılardan Memet Fadıl Akgündüz’ün diğer davalı … vasıtasıyla Türkiye’de çok büyük yatırımlar yapacağı yönünde reklamlar yapmasına ve yatırımcılarına önemli ölçüde kâr vereceği taahhüdünde bulunmasına, davacı tarafın da davada bu nedenle yurt dışındaki şirkete para verdiği iddiasında olmasına, davalı tarafın davada bir yandan davacının organik bağ içinde olduğu ve davalı Memet Fadıl Akgündüz’ün yöneticisi ve tek ortağı bulunduğu şirketin ortağı olduğunu ve hakkın o şirkete karşı kullanılması gerektiğini savunurken, diğer yandan; imzaladığı sözleşmeyle belirlenen sürede bir hak ileri sürmesinin mümkün bulunmadığına inandırılıp, güven telkin edilen ve yurt dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek zamanaşımı def’inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmadığının kabulünün gerekmesine göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 385,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.