YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12340
KARAR NO : 2014/18108
KARAR TARİHİ : 21.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ….Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/06/2013 gün ve 2012/230-2013/309 sayılı kararı onayan Daire’nin 05.03.2014 gün ve 2013/14335-2014/4176 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …Şubesi’ne giderek 22.10.1999 tarihinde hesap açtırmak istediğini söylediğini ancak, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile evrak üzerinde parasını … Bankası’na gönderdiğini ve bunu bankaya el konulmasından sonra öğrendiğini, bankanın fona devrinden sonra parasını almak için bankaya giden müvekkiline paranın … Bankası’nda bulunan mevduat gibi işlem gördüğünden çekilemeyeceğinin ve devlet güvencesi altında da bulunmadığının bildirilmesi üzerine müvekkilinin …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2003/314 Esas Sayılı dosyası üzerinden dava açtığını ancak, davanın reddedildiğini, müvekkilinin baştan beri parasını …’da olduğunu düşünerek ve bu inançla yatırdığını, havale ve hesap açma talimatlarının usulüne uygun olmadığını, müvekkilince açılan ilk davanın reddinden sonra…. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 204/102 Esas Sayılı dosyasında görülen ceza yargılamasının bittiğini ve kararın kesinleştiğini ayrıca, …Bankası’na Kıbrıs’da açılan dava sonucu alınan kararın icraya konulduğunu ve tahsil kabiliyeti olmadığının tutanağa bağlandığını, daha önce açılan davada paranın müvekkilinin gerçekte verdiği havale talimatına aykırı olarak ve bankacılık işlemlerine uygun olmayan biçimde Off Shore Bankası’na gönderilmediğinin ileri sürüldüğü, işbu davada ise bu sebeplerin yanı sıra Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararına, Kıbrıs Mahkemeleri ve yetkili organlarınca verilen kararlar ile diğer maddi vakıalara dayanıldığını ileri sürerek, 27.465,00 TL’nin 22.10.1999 tarihinden 22.12.1999 tarihine kadar %87 faizi ile, bu tarihten itibaren ise dönemsel olarak işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır. .
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı banka çalışanlarının yönlendirmesi nedeni ile paranın yurtdışında bulunan off-shore hesabına gönderilmesi nedeni ile uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece dava tarihi itibari ile derdest dava bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece derdest olduğu kabul edilen dava, işbu davanın açılmasından önce “davacı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyet gösteren off-shore bankasına yatırdığı parasını öncelikle bu bankaya karşı dava açmak alacağını tahsil etmek için bütün kanun yollarını tükettikten sonra tahsil edememesi ve ileride açılacak bir davada bu parasını davalı Yurt Ticaret ve Kredi Bankası bünyesinde tutulduğunun anlaşılması durumunda TTK’nın 336. maddesine göre şirket yönetiminde sorumlulukları tespit edilen ve TTK’nın 339. maddesine göre şirket yöneticilerinin yanıltıcı beyanda bulunarak davacıyı zarara uğrattığı ortaya çıkarsa sorumlu olacakları, ne var ki dava tarihi itibari ile davalı banka yöneticilerinin güven ilişkisini ihlal ettikleri ispatlanamadığı, bu nedenle davalı banka ve yöneticileri hakkındaki davanın bu aşamada dinlenme olanağı bulunmadığı” gerekçeleriyle reddedilmiştir. Bu durumda davanın aynı dava olduğu da söylenemez. Zira, bir davanın aynı dava olduğunun kabulü için davanın taraflarının, konusunun ve hukuki sebebinin aynı olması gerekmektedir. Aynı taraflar arasında, aynı konuda açılan ikinci davanın dayandığı vakıalar birinci davada ileri sürülen vakıalardan farklı ise aynı dava olduğundan söz edilemez. Çünkü hakim, bu vakıalarla bağlı olduğu ve bunlar dışındaki vakıaları re’sen nazara alamadığı için birinci davada yalnız o vakıalar için inceleme yapmış ve yalnız o vakıalara dayanarak kararını vermiştir. İlk dava erken açılması nedeni ile reddedildikten sonra davacı … Bankası aleyhine Lefkoşe Kaza Mahkemesi’nde davalar açıldığını, aciz vesikaları alındığını,…… Ağır Ceza Mahkemesi’ nin 29.11.2005 tarihli kararı ile “Bankayı Vasıta Kılmak sureti ile Dolandırıcılık” suçundan ceza aldığını belirterek işbu davayı açmıştır. Bu nedenle de bu davanın ilk açılan dava ile aynı dava olduğu da kabul edilemez. Bu durumda mahkemece, bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.03.2014 gün ve 2013/14335-2014/4176 karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 05.03.2014 gün ve 2013/14335-2014/4176 karar sayılı onama ilamının ortadan kaldırılarak, yerel mahkeme kararının anılan nedenle BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 21.11.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y Y A Z I S I
Dairemizin onama ilamı usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun karar düzeltme talebinin kabulüne ilişkin kararına katılamıyorum. 21.11.2014