Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/14956 E. 2014/18054 K. 20.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/14956
KARAR NO : 2014/18054
KARAR TARİHİ : 20.11.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İ… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/11/2012 tarih ve 2011/114-2012/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile … Petrol A.Ş’nin kısmi bölünme yoluyla bir ortak girişim şirketi olan… Petrol A.Ş’yi (Kısaca …) kurduklarını, bu şirketin 01/07/2006 tarihinden itibaren faaliyete geçtiğini, bu nedenle müvekkili şirketin bir kısım mal varlıkları ve çalışanları ile Türkiye çapındaki bayilik ve ticari satışlarla ilgili tüm sözleşmeleri aktif ve pasifleri ile birlikte..’a devrettiğini, bu kapsamda davalı şahsın da tüm özlük hakları ile birlikte … çalışanı olduğunu, …’ta şirketin tüm konularında yetkili ve söz sahibi olarak İcra Kurulu Üyesi ve Ticari Satışlar Genel Müdürlüğü görevlerinde bulunduğunu, davalı şahsın bu yetkileri sebebiyle alınan mal ve hizmetlerle ilgili olarak diğer davalı şirketin kestiği faturayı görevini kötüye kullanarak onaylayıp müvekkili şirkete ödettiğini, davalı şirketin sahibi dava dışı …’in ise müvekkili şirkette maaşlı çalışan iken, davalı şirketi kurarak müvekkili şirkete vermediği hizmetlerle ilgili faturalar tanzim ettiğini ve anılan faturalarla ilgili olarak diğer davalı …’dan onay aldığı ve bu şekilde müvekkili şirketle üçüncü şahıs gibi ticari ilişkiye girerek haksız çıkar sağladığını, 04/12/2008 tarihli tahkikat neticesinde bu durumun ortaya çıktığını, bu tahkikat raporu neticesinde her iki çalışanın iş akitlerinin sonlandırıldığını, davaya konu edilen faturanın etiketleme ve zarflama bedeli mukabilinde kesilen 31/12/2004 tarihli 558920 sayılı 14.160,00 TL bedelli fatura olduğunu, davalıların haksız olarak kesilen faturaları ödemek suretiyle müvekkili şirketi uğrattıklarını ileri sürerek, şimdilik 14.160,00 TL’nin en yüksek banka faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın öncelikle hukuki yarar, görev ve zaman aşımı yönünden reddine, bu talepleri kabul görmezse davanın esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu 31.12.2004 tarih ve 558920 sayılı 14.160,00 TL tutarındaki faturanın davacı defterinde kayıtlı olduğu, 11.01.2005 tarihi itibariyle davalı tarafa ödemesinin yapıldığı, davalı şirket ticari defter ve kayıtlarında ise, söz konusu faturanın 31.12.2004 tarihi itibari ile kayıtlı olduğu, 2005 yılı ticari defterleri sunulmadığından ödemeye ilişkin kayıt tespit edilemediği, söz konusu fatura bedelinin ödendiğinin davalı tarafın kabulünde olup, bu konuda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, davacı tarafa her ne kadar yemin hakkı hatırlatılmış ise de yemin konusu edilen metnin şirket yetkilisine değil de dava dışı … ve tek başına imzaya yetkili olmayan davalı …’a yönlendirilmiş bulunması nedeniyle usulsüz bulunmuş olduğu, çekişmenin mezkur faturaya ilişkin olup mal karşılığı olmayan faturanın ödendiği, haksız yere şirketin karşılıksız faturanın ödenmesi nedeniyle zarara uğradığı söylenmiş ise de 2004 yılından beri davalı şirket ile ticari ilişkinin kurulup faturaların mallara karşılık kesildiği ve karşılığının ödendiği, tacirlerin TTK’nın 20/2 maddesi hükmüne göre yapmış oldukları iş ve işlemlerde basiretli davranmak zorunda oldukları, faturaya itiraz etmeyerek meblağın da ödendiği, ticari hayatın olağan akışına göre basiretli tacir yükümlülüğüne uyulmayarak meblağın iadesinin istenmesinin hakkın kötüye kullanılması sayılacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 20/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.