YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11010
KARAR NO : 2014/17973
KARAR TARİHİ : 19.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18/02/2014 tarih ve 2012/274-2014/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin acentesi olan dava dışı… Sigorta Aracılık Hiz. Ltd. Şti’nin acentelik faaliyeti sırasında doğacak borçlarına teminat olarak davalı … adına kayıtlı taşınmaz üzerinde ipotek tesis edildiğini, acentenin tahsil ettiği primlerden bir kısmını müvekkili şirkete yansıtmadığını, müvekkilinin acenteden olan 20.082,32 TL asıl alacak ve 17.760,47 TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla davalı ve dava dışı acente hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattıklarını ancak davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin erkek kardeşinin dava dışı acentenin ortağı olduğunu ve davalıyı işyeri açmak için gerekli olduğunu söyleyerek kandırmak suretiyle tapuya götürdüğünü, davalının okuma yazması olmaması nedeniyle ne olduğunu bilmeden işlemi gerçekleştirdiğini, ipotek konusu yapılan evin aile konutu olduğunu, davanın haksız olup ipoteğin geçerli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda dava dışı acenteden 19.082,32 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar 17.760,47 TL işlemiş temerrüt faizi de takip konusu yapılmış ise de, davalının temerrüde düşürüldüğü tarih ile icra takip tarihi arasında geçen 39 günlük sürede % 60 akdi faiz oranı üzerinden işleyen temerrüt faizi miktarının 1.223,36 TL olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalı tarafından esaslı hataya düşülerek ipotek işleminin tesis edildiği savunulmuş ise de, davalının ipoteğe ilişkin resmi senedi okuduğunu şerh ederek imzaladığı, söz konusu resmi senedin geçerli olmadığına ilişkin aynı kuvvette bir belge sunamadığı gibi irade sakatlığı savunmasını ispata yarar bir belge yahut tanık beyanı da göstermediği, bu nedenlerle davalı tarafın resmi senedin geçerli olmadığı yönündeki savunmasına itibar edilmediği, tespit edilen alacak miktarının 60.000 TL’lik limit ipoteği kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 19.082,32 TL asıl alacak, 1.223,36 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.305,68 TL alacak miktarına yapılan itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden ve takip tarihinden sonra % 60 akdi faiz uygulanmak suretiyle ve de davalının toplam borcu ipotek limitini aşmayacak şekilde kaldığı yerden devamına, asıl alacak miktarının % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan
tahsiline, şartları oluşmadığından davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.040,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 19.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.