YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18329
KARAR NO : 2014/18345
KARAR TARİHİ : 25.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.09.2013 tarih ve 2012/95-2013/161 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.11.2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin muhasebe ve finansman müdürü sıfatı ile görev yapan…’un 2007 yılı sonunda yetkilerine son verildiğini, kararın davalı bankaya yazılı olarak bildirildiğini, 18.01.2008 tarihinde davalı bankanın … Şubesi’nde bulunan kredili mevduat hesabından kredi kullanmak isteyen davacının, kredi limitinin dolu olduğunun öğrenildiğini, araştırıldığında eski çalışanı …’un şirket yetkililerinin imzalarını taklit etmek ve sahte talimatlar fakslamak suretiyle, yüksek bedellerde para çektiğinin, sahte talimat faksları ile mevduat ve kredi hesaplarından… veya … tarafından çekilen paraların çoğu kez aynı gün ve aynı anda davalı bankanın aynı şubesinden, işbirliği halinde oldukları tahmin edilen kişilerin hesaplarına aktarıldığının belirlendiğini, … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından hüküm verildiğini, davalı banka çalışanlarının ağır ihmal ve kusurunun bulunduğunu, talimat asıllarının istenmediğini, sahte imzalarının çoğunun müşteri imza sirküleri ile karşılaştırıldığında ayırt edilebileceğini, talimatlar üzerinde rakamlarla elle oynamalar yapıldığını, …’un yetkilerinin kaldırıldığını bildirilmesine rağmen sahte talimatlarla yüksek bedelde paranın zimmetine geçirilmesine izin verildiğini ileri sürerek, 10.000,00 TL maddi tazminatın tahsilini istemiş, daha sonra 09.05.2012 tarihli dilekçesi ile istemini artırmıştır.
Davalı vekili, müvekkili bankanın yapmış olduğu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın zamanaşımı, usul ve esas yönünden reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalı banka tarafından yapılan işlemlerin, bankacılık kural ve teamüllerine uygun olduğu, taraflar arasında düzenlenen 20.04.2006 tarihli Kurumsal Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi’nin 13. maddesinde davacının bildireceği fakstan, bankaya gelecek her talimatın kendisinden gelmiş, yetkilileri tarafından imzalanmış sayılacağının kararlaştırıldığı, çekilecek talimatlar için her tür emniyet tedbirinin alınmasını sağlamayı kabul eden davacı şirket tarafından, kendi şirketlerinin yönetim kurulu üyesi ve finansman yetkilisi olarak görevli bulunan …’un işlemlerinden haberdar olmadığını, …’un şirket adına imza yetkisinin kaldırıldığının davalı bankaya bildirildiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.