YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11123
KARAR NO : 2014/18203
KARAR TARİHİ : 24.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ….. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/04/2014 tarih ve 2013/176-2014/146 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 54 hisseye sahip olduğunu, şirket ortakların tümünün aile fertleri olduğunu, müvekkilinin babası ve annesinin ayrılmasından sonra müvekkilinin davalı şirket ortakları tarafından istenilmediğini, şirket ortaklığından kaynaklı hiçbir hakkın kendisine verilmediğini, davalı şirkete ortaklığının tescil edildiği 1995 yılından bu yana kadar şirket kazancından kendisine ödeme yapılmadığını, ihtarname gönderilerek müvekkiline şimdiye kadar ödenmeyen şirket kar payının ödenmesi, sayılan sebeplerle ortaklıktan çıkmak istediği, ortaklığına son verilerek ortaklık payına denk düşen kısmının ödenmesini aksi takdirde şirketin haklı sebeplerle feshinin istenileceğinin ihtar edildiğini, ancak davalı şirket yetkililerince bu güne kadar herhangi bir adım atılmadığını ileri sürerek, davalı şirketin tasfiyesine ve davalı şirket ortaklarının her türlü hileli ve kötü niyetli fiil ve işlemlerinin önlenmesi amacıyla davalı şirketin tüm mal varlığına gayrimenkullerine, banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiş, birleşen davada ise, ödenmeyen kar paylarının tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi şartlarının oluşmadığını, şirket zarar ettiği için kar payı ödemesi yapılamadığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı taraf haklı nedenlerin varlığını ileri sürerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile kar payının ödenmesini istemiş ise de, davacının haklı neden olarak kendisine şirketten kar payı ödemesi yapılmadığı hususunu belirttiği, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, şirketin sadece 2011 yılında kar elde ettiği, diğer yıllarda sürekli zarar ettiği, 2011 yılında elde edilen
karın ise şirket zararlarının kapatılmasında kullanıldığı, diğer ortaklara da herhangi bir kar payı dağıtımının yapılmadığının anlaşıldığı, ayrıca şirketin faaliyetlerine devam ettiği ve ödenmiş sermayesinin de korunduğu, fesih için haklı sebeplerin oluşmadığı, şirketin zarar etmesi nedeniyle dağıtılacak kar payı da bulunmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı şirketin kar dağıtımı konusunda ortaklar kurulu kararının bulunduğunun iddia ve ispat edilememiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 25,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 24.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.