Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/13598 E. 2014/3088 K. 20.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13598
KARAR NO : 2014/3088
KARAR TARİHİ : 20.02.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2013 tarih ve 2011/265-2013/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …’un çeşitli semtlerinde “zaman atlamalı çekim tekniği” ile hazırladığı “Istanbul by …” isimli filmin davalıya ait … isimli televizyon kanalında izin alınmadan yayın akışı içerisinde kullanıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları sakları kalmak kaydıyla FSEK 68. maddesi uyarınca üç kat tutarında 18.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın tahsili ile kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiş, maddi tazminat talebini 45.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacının maddi zararını ispatlaması gerektiğini, manevi tazminat şartlarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının eser niteliğindeki çalışmasının davalıya ait televizyon kanalında klip eşliğinde kullanıldığı, eser sahibinin mali haklarının ihlal edildiği, FSEK 68. maddesi uyarınca sözleşme yapılsa idi istenebilecek tutarın 15.000 TL olduğu, eserin bir bütün olarak değil bir parçasının kullanılması ve eser sahibinin adının yer almaması nedeniyle davacının manevi haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, FSEK 68. maddesi uyarınca eserin rayiç değeri 15.000 TL’nin üç katı tazminat olarak 45.000 TL’nin 18.000 TL’sinin dava, 27.000 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren, 7.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline, hükmün ilanı yönündeki istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.527,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/02/2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ

Mahkemece eser sahibi davacının eseri üzerindeki mali haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle talep gibi 5846 sayılı kanunun 68.maddesi uyarınca üç kat telif tazminatına hükmedilmiş ise de; kanunun 68.maddesinin 1. Fıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltanların “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını” isteyebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünu, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilebilecek “en çok üç kat fazla” tazminatın tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirlemek yetkisinin mahkeme hâkimine ait olduğu, BK’nın 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği, mahkemenin bu hususları tartışmadan doğrudan belirlenen rayiç bedelin üç katına hükmetmesinin isabetsiz bulunduğu, Anayasa Mahkemesinin konu ile ilgili 28.2.2013 gün 2012/133 Esas 2013/33 sayılı kararında yer verilen -maddedeki “üç katı” ibaresi ile- “hak sahiplerinin dava yoluyla isteyebileceği bedele üst sınır getirildiği, hâkimin taleple bağlı olduğuna dair veya takdir yetkisine ilişkin olumsuz bir düzenleme içermediği, bu sınır içerisinde kalmak şartıyla hâkimin dosya içeriği ve talebi de gözeterek takdir yetkisi kullanacağının açık olduğu ve her dava konusu olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği” şeklindeki gerekçenin de muhalefet görüşüm doğrultusunda bulunduğu ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 20.02.2014