Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12024 E. 2014/18375 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12024
KARAR NO : 2014/18375
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13.03.2014 tarih ve 2012/260-2014/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 20 yılı aşkın faaliyeti ile çocuk giyim sektöründe Ankara’da “…” ismi ile tanındığını, müvekkilinin 181765 ve 2004/12376 kod nolu “…” markalarının sahibi olduğunu, davalı …’ün davacının ortaklarından iken kendi adına Ankara/Çankaya’da işletme açarak işletmesini davacı şirketin markası ile iltibasa yol açan ve büyük benzerlikler taşıyan … işletme adı altında çalıştırmaya başladığını, davalının bu eylemi nedeniyle …. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2010/205 Esas sayılı dosyası ile markaya tecavüz, maddi ve manevi tazminat istemli dava açtıklarını, davalının bu dava derdest iken bu kez Ankara/Ulus adresinde yine aynı işletme adı ile yeni bir işyeri açtığını, davalının bu eyleminin markaya tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek tecavüzün tespitini, önlenmesini, … ibareli tabelaları ile işletme adının kullanılmasına son verilmesinin teminini, her türlü reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasını, davalının çok açık kötü niyetli ve ikinci bir işletmesinde de sürdürmekten çekinmediğini tecavüz nedeni ile 50.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, derdestlik itirazında bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre;…. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2010/205 Esas sayılı dava dosyasındaki tarafların, dava konusunun ve sebebinin aynı olduğu, anılan dosyanın temyiz aşamasında bulunduğu, taraflar arasında aynı konuda derdest dava bulunduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.