YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6841
KARAR NO : 2014/18447
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada….. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/11/2013 tarih ve 2013/110-2013/247 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalılardan … Sigorta A.Ş.’nin acentesi olduğunu ve davalılardan … Otomotiv A.Ş.’ye sigorta aracılık hizmeti vermesine rağmen davalı …Ş.’nin sebepsiz sekilde kendisini yetkisiz kılarak davalılardan … Sigorta A.Ş.’yi bu iş için yetkili kıldığını, bu şekilde müşteri portföyünü haksız şekilde kullanmak suretiyle başka şirketin haksız kazanç sağlamasına sebebiyet verildiğini, yapılan haksız rekabet nedeniyle de müvekkilinin yıllardır sürdürdüğü sigorta acenteliğini fiilen sonlandırmak zorunda kaldığını ileri sürerek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak şimdilik 100.000 TL maddi zararın ve ticari itibarlarının zedelenmesi sebebiyle 50.000 TL manevi zararın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Şti. vekili, müvekkili ile davacı şirket arasında sorunlar olduğu için ticari ilişkiyi sona erdirdiklerini, müvekkilinin haksız rekabet etme olanağı olmadığını, piyasadan en elverişli fiyatlarla seçme hakkının olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … şirketi vekili, müvekkili şirketin olayın dışında olduğunu ve asıl meselenin, davacı acente ile müşterisi arasında olduğunu, müşteri davalının bu olayda davacı yerine bir broker ile çalışmak yolunu seçtiğini, yine sözleşme yapma ve sözleşmenin karşı tarafını seçme özgürlüğü olduğunu, haksız rekabet olmadığını, müvekkilinin bir kazanç sağlamadığını, davacının acenteliğinin münhasır acentelik olmadığını, davacı ile müvekkili şirket arasındaki sözleşmenin 37. maddesinde, şirketin, acentenin faaliyet bölgesi içinde, doğrudan doğruya veya başkaları aracılığı ile sigorta işlemleri temin etmekte ve başka acentelikler ve diğer sigorta aracıları ile teşkilat kurup çalışmakta serbest olduğunu, …/….
acentenin bu gibi hallerde komisyon istemeye veya herhangi bir talepte bulunmaya hakkı yoktur hükmünün olduğunu, yine sözleşmenin 25. maddesine göre, acentenin faaliyet sahasında bulunan rizikolar için şirkete doğrudan doğruya iletilecek taleplerin şirketçe sonuçlandırılması halinde acente bu işlemlerle ilgili olarak şirketten hiçbir hak talep edemez hükmünün olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Şti. vekili, müvekkilinin dürüstlük kuralına aykırı davranışlarının söz konusu olmadığını, davacının yetkisiz kılındıktan sonra müvekkilinin yetkili kılındığını ve davalılardan … Şti.’nin talebi söz konusu olduğundan haksız rekabet talebinin müvekkiline yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı müşterinin, davacı ile olan geçmiş ticari ilişkisini kesmesine neden olan hususları belirtmiş olduğu ve icra takibine dair belge suretleri sunduğu, esas itibarı ile, davalının, sözleşme özgürlüğüne dair genel hükümler çerçevesinde davacı ile ticari ilişkisini sebep göstermeksizin kesme hakkı da bulunmakta, diğer yandan, davacı ile haksız rekabet edebilecek ticari konumda ve sektörde de bulunmadığı; ancak, bu davalının ticari ilişkisini kesmesine sebep olarak gösterdiği hususlar ile, sözleşme özgürlüğüne ilişkin ilkeler ile pasif husumeti olmadığı dikkate alındığında, aleyhine olarak açılan haksız rekabet nedeniyle tazminat davasının şartlarının oluşmadığı ve haksız açıldığı sonucuna ulaşıldığı, diğer davalılar açısından ise haksız rekabet nedeniyle tazminata sebebiyet verildiğinin davacı tarafından, buna yol açan haksız fiillerinin ispatı sureti ile kanıtlanması gerektiği, davacının bu davaya dayanak gösterdiği somut tek ticari ilişki olan … Şti.’ye yönelik davası, esasa dair belirtilen hususlardan dolayı reddedildiğinden, artık diğer davalıları da sözü geçen bu ticari ilişkiden dolayı tazminata mahkum etme olanağının bulunmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.