YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3239
KARAR NO : 2014/18444
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/09/2013 tarih ve 2012/145-2013/225 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete taşıma hizmeti verildiğini, davalı şirket tarafından müvekkiline 4.487,43 Euro iade faturasının düzenlendiğini, iade faturasının sebebinin faturaların konşimentodan fazla olarak kesilmesi olarak gösterildiğini, konşimentoda gösterilen meblağların taşıma bedelini göstermediğini, bu nedenle iade faturasının aynen iade edildiğini ve alacağın tahsili amacıyla İstanbul 3. İcra Müdürlüğü’nün 2011/18175 Esas sayılı icra dosyası ile 11.443,23 TL asıl alacak ve 369,50 TL işlemiş faiz üzerinden takip yaptıklarını, davalının itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının sebepsiz zenginleşme amacı güttüğünü, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete kesilen faturaların dayanağı olan konşimentoların incelenmesinde konşimentoların içeriğine aykırı ve fahiş olup haksız kazanç olabilecek nitelikte faturalar olduğunun tespit edildiğini, durumun davacı şirkete bildirilmesi üzerine, davacı şirket yetkilisi Edis Karaca’nın dosyaya sunulan mailden de görüleceği üzere olayı doğruladığını belirterek davanın reddine, davacının dava konusu alacak üzerinden %40’tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirket tarafından davalının ithal ettiği cihazların taşıması işini gerçekleştirildiğini ve bundan doğan alacağın ödenmemesi nedeniyle alacağın tahsili amacıyla İstanbul 3. İcra Müdürlüğü’nün 2011/18175 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, konşimentolar kapsamında alt taşıyan sıfatıyla hava nakliyesini gerçekleştiren hava yolu firmalarına davacının ödediği navlun ücretleri dışında davacının davalıdan gümrük, ordino, ekw taşıma bedellerinden kaynaklı diğer alacaklarını talep etmekte haklı olduğu, davacı tarafça davalıyla aralarındaki akdolunan taşıma sözleşmesi gereğince faturaların hava taşıma konşimentoları ile diğer hizmet rayiçlerine uygun düzenlendiğinin, davacının takip tarihi itibariyle 11.443,23 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı ancak dosyada mevcut davacı şirket çalışanı tarafından 8 Eylül 2011 tarihinde gönderilen mailden iade faturasının 3.662,85 TL olarak düzenlenmesi gerektiğinin bildirildiğinin anlaşıldığı ve bu iade faturasının davacı şirket tarafından da kabul edildiği sonucuna varıldığından davacının mevcut alacağından 3.662,85 TL’nin mahsubu ile 7.780,38 TL
üzerinden davanın kabulü gerekeceği, yine karar tarihi itibariyle uygulanması gereken yasaya göre tazminat oranının %20 olması gerektiği gerekçesiyle, davalının İstanbul 3. İcra Müdürlüğü’nün 2011/18175 Esas sayılı icra dosyasına itirazının kısmen iptali ile takibin 7.780,38 TL üzerinden devamına, bu bedele takip tarihinden itibaren (%15 oranı aşılmamak üzere) yasal faiz uygulanmasına, fazla talebin reddine, %20 tazminatın (1.556,07 TL) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6352 sayılı Kanun’un 11’inci maddesi ile İİK’nın 67’nci maddesine eklenen son fıkra uyarınca icra inkar tazminatının tespitinde takip tarihinin esas alınması gerekmektedir. Davaya konu takip 20.10.2011 tarihli olup, takip tarihi itibariyle icra inkar tazminatı oranı %40’dır. Mahkemece bu oran üzerinden icra inkar tazminatına hükmolunması gerekirken yazılı şekilde %20 oranında icra inkar tazminatının belirlenmesi doğru değilse de anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde yer alan “%20” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “%40” ibaresinin yazılmasına, yine hüküm bölümünün 2 nolu bendinde yer alan “1.556,07 TL” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “3.112,15 TL” ibaresinin yazılmasına, kararın temyiz eden davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 504,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.