Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5972 E. 2014/18449 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5972
KARAR NO : 2014/18449
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/06/2013 tarih ve 2012/15-2013/95 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu 18 ton 18.46 …. cinsi gübre yükünün Sarıkesi’den …’ye taşınması için alt taşıyan davalı … ile anlaşıldığını, 18.10.2004 tarihli, …. sayılı taşıma irsaliyesi uyarınca yükün, davalının maliki bulunduğu ve aynı zamanda sevk ve idaresindeki…… plakalı araca tam ve sağlam olarak yüklendiğini, davalının … Tarım Kredi Kooperatifi’ne söz konusu yükü teslim etmesinden sonra yükün sahte olduğunun anlaşıldığını ve bunun üzerine … Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını, buna ilişkin tahkikatın devam ettiğini, bu haliyle davalının gübre yükünü sahtesiyle değiştirmek suretiyle teslim ettiğinden teslim olayının gerçekleşmemiş olduğunu, dava konusu gübre yükü ile ilgili hasarın KDV dahil 9.612,00 TL olduğunu ve bu meblağın dava dışı … Fabrikaları T.A.Ş. tarafından davacı şirket istihkaklarından mahsup edileceğini, davacı şirketin alacağının güvence altına alınması için adı geçen aracın satış ve devrinin önlenmesi için trafik kayıtları üzerine ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulması gerektiğini ileri sürerek, 9.612,00 TL mal bedeline/hasara ilişkin alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, muhtemel zararın henüz dava tarihinde doğmamış olduğunu, davacının ödemeyi yaptıktan sonra rücuen tazminat davası açabileceğini, bu nedenlerle hali hazırdaki davanın açılmaması gerektiğini, belirtilen gübre yükünün çalındığı ya da değiştirildiği iddiasıyla … Cumhuriyet Başsavcılığı’nda 2004/5661 hazırlık sayılı dosya ile soruşturmanın sürdürüldüğünü, müvekkilinin bu suçu işleyip işlemediğine dair henüz karar verilmediğini, kamyonun yükleme yapıldıktan sonra müvekkiline teslim edildiğini, fabrikada düzenlenen sevk irsaliyesinin altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı kişinin Taşıma Hukuku anlamında yükü tam ve eksiksiz olarak alıcıya teslim ettiğini, taşınan yükün sahte olduğu anlaşılmış olsa dahi davalının bu fiili gerçekleştirdiğinin davacı iddiasından ibaret olduğunu, davalının fabrikadan orijinal ambalajlı şekilde almış olduğu gübreleri 18.10.2004 tarihinde Kırıkkale’ye götürmek üzere kamyona yükleyip yola çıkması ile olayın ortaya çıktığı 20.10.2004 tarihleri arasında kısa bir zaman diliminde yol güzergahında gübrelerin ambalajını sahte olarak imal ettirip hakiki gübreler ile sahtesini değiştirmesinin mümkün olmadığı, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ayrıca ceza dosyasında alınan 08.12.2010 tarihli bilirkişi raporunda da iddiaya konu çuval ile orijinal çuvalın dikiş stili, yazı rengi, yazı tipi ve puntosu itibariyle uyuştuğu söz konusu çuvalda dikiş sökülme izine rastlanılmadığı, torbanın ağzının açılmadığı, orijinal olduğunun belirtildiği göz önüne alındığında; iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.