YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10598
KARAR NO : 2014/18468
KARAR TARİHİ : 26.11.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/03/2014 tarih ve 2012/236-2014/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili, davalı …Ş. vekili ve dahili davalı TMSF vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 19.292 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin… İzmir şubesinde 10.11.1999 hesap açım tarihli 15.000,00 TL bedelli %84 faiz oranlı bir hesabının bulunduğunu, bu tarihten sonra ilk açılıştan sonraki vade sonlarına göre işlemiş olan faizler ve hesap çekimlerine göre toplam bakiyesi üzerinden 15.12.1999 hesap açım tarihli %83 faiz oranlı ve vade sonu 19.01.2000 olan 14.000,21 TL bedelli hesaba ulaşıldığını, daha sonra bankaya el konulduğunu ve TMSFye devredildiğini, banka çalışanalrının dolandırıcıktan hüküm giydiğini, iradesinin yanıltıldığını ve halen pararsının iade edilmediğini ileri sürerek 14.000,21 TL’nin 15.12.1999 tarihinden 19.01.2000 tarihine kadar %83 akdi faiz, bu tarihten sonra da 3095 sayılı kanunun 2/2 maddesi uyarınca ticari işlerde uygulanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … ve İhbar olunan TMSF vekili; zamanaşımı, husumet itirazında bulunduğunu, banka kayıtlarına ve davacının beyanına göre paranın Off-Shore hesabına yatırıldığını, davacının müterafik kusurunun bulunduğunu, hesap açma talimatının davacı tarafından imzalı olarak verildiğini, davalı banka tarafından gerçekleştirilen işlemin havale işlemi olduğunu, davalı banka nezdinde hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil … vekili; davanın TMSFye yöneltilmesi gerektiğini, feri müdahil olarak kabul edilmelerini savunarak davalı yönünden davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; TMSFnin taraf değişikliği ile davaya dahili davalı olarak devamı gerektiği, TMSFnin hisse devir sözleşmesi ile sözleşmesel borç yükümlülüğünü üstlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı … Bank A.Ş. yönünden husumet nedeni ile davanın reddine; dahili davalı TMSF yönünden davanın kabulü ile 14.000,22TL alacağın 15.12.1999 tarihinden başlayarak vade sonu 19.01.2000 tarihine kadar %83 akdi faiz bu tarihten sonra ticari avans faizi ile birlikte dahili davalı TMSFden tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili, davalı … Bank A.Ş. vekili ve dahili davalı TMSF vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkeme kararı davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş ise de vekil tarafından verilen 10.06.2014 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden feragat edilmiştir. Temyiz eden davalı tarafından verilen dosyada mevcut vekaletname incelendiğinde vekile temyizden feragat etme yetkisinin tanınmış olduğu görülmüştür. HUMK’nın 91’nci maddesine göre feragat, iki taraftan birinin netice-i talebinden vazgeçmesidir. Bu itibarla, usulüne uygun bulunan feragat nedeniyle temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava,… Bank A.Ş.ne karşı açılmış olup, yargılama sırasında davalı vekilince sunulan dilekçelerle TMSF’nin de davaya davalı olarak dahil edilmesi gerektiği şeklinde talepte bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK’nın 124. maddesi hükmü uyarınca, bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın rızası ile mümkün olup davacının, davanın TMSF’ne karşı yürütülmesi ve bu şekilde taraf değişikliği konusunda talebi bulunmamaktadır. Ayrıca dava tarihinde yürürlükte bulunan HUMK’a göre de ıslah yoluyla da olsa taraf değiştirilemeyeceği dikkate alındığında, davada taraf sıfatı bulunmayan ve davalı …Ş. vekilinin talebi ile mahkemece dahili davalı olarak kabul edilen TMSF aleyhine hüküm kurulması ve yazılı gerekçeyle davacı tarafından dava edilen… Bank A.Ş. yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davacı ve TMSF yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle HUMK’nın 432/4 maddesi uyarınca temyiz eden davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve TMSF vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı ve TMSF yararına BOZULMASINA; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.