YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14050
KARAR NO : 2014/3370
KARAR TARİHİ : 24.02.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/05/2013 tarih ve 2011/697-2013/264 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, … grubunun … dışında kurdukları şirketler aracılığıyla yatırılan paraların tamamının geri ödenebileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği vaadiyle para topladığını, müvekkilinin de aynı vaatlere inanarak ödemeler yaptığını, ihtarda bulunmasına rağmen yaptığı ödemeleri geri alamadığını, … dışındaki şirketler adına tahsil edilen paraların davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, yapılan ödemelerin … dışındaki şirketlerden tahsili olanağının da bulunmadığını ileri sürerek, müvekkili ile davalılar arasında kurulan ilişkinin hükümsüzlüğünü ve müvekkilinden tahsil edilen 35.000 DM (17.895,21 Euro) karşılığı 36.404,32 TL ‘nin faiziyle birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ile müvekkilleri arasında herhangi bir hukuki ilişki veya para alışverişinin bulunmadığını, dolayısıyla müvekkillerine dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı şirketlere sessiz ortak olmak amacı ile ödeme yaptığı, davalı …’ün davalı şirketteki ve … dışındaki şirketlerdeki konumu ile bu şirketlerin aynı zamanda davalı şirkete ortak olmaları ve ceza dosyalarında para aktarımı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davalıların bu alacaktan tüzel kişiliğin perdesinin kaldırılması prensibi gereği müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere … dışında çalışan davacıdan “…” ibarelerinin büyük … “… marketing and tradıng …” ibarelerinin küçük harflerle yazıldığı “Ortaklık Sözleşmesi” başlıklı belge karşılığında para tahsil edilmiş olduğunun, dosya içeriğinden … dışında kurulu bu firmanın otomotiv, inşaat, tekstil, turizm, medya, ilaç ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren yabancı bir holdingin ortağı bulunduğunun (ki bahsi geçen … davalı … olduğu da çekişmesizdir.), yatırılan tutarın yabancı holdingdeki ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüğe karşı kullanılacağının, yatırımcının kâr ve zarara ortak olacağının, sessiz ortağın fesh-i ihbar müddetine riayet etmek suretiyle akdi feshedebileceğinin, payına düşen meblağın yabancı holdingden isteneceğinin ve taraflarına ulaştığında davacı ortağa ödeneceğinin anlaşılmasına, yine çekişmesiz olduğu
üzere … dışında kurulu şirketin tek ortağı ve yöneticisinin davalılardan … … olmasına, dava tarihi itibariyle anılan şirketin herhangi bir malvarlığı ve ödeme gücünün mevcut bulunmamasına, davalı tarafın kabulünde olduğu ve ortaklık sözleşmesinde yazılı bulunduğu üzere toplanan paraların da Türkiye’ye gönderilmiş olduğunun tespit edilmesine, davadaki zamanaşımı def’inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde bu olguların dikkate alınmasının gerekmesine, ayrıca (HUMK’nın 235 ve HMK’nın 187/2’inci maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz olan) davalılardan … … diğer davalı … vasıtasıyla Türkiye’de çok büyük yatırımlar yapacağı yönünde reklamlar yapması ve yatırımcılarına önemli ölçüde kâr vereceği taahhüdünde bulunmasına, davacı tarafın da davada bu nedenle … dışındaki şirkete para verdiği iddiasında olmasına, davalı tarafın davada bir yandan davacının organik bağ içinde olduğu ve davalı …’ün yöneticisi ve tek ortağı bulunduğu şirketin ortağı olduğunu ve hakkın o şirkete karşı kullanılması gerektiğini savunurken, diğer yandan; imzaladığı sözleşmeyle belirlenen sürede bir hak ileri sürmesinin mümkün bulunmadığına inandırılıp, güven telkin edilen ve … dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek zamanaşımı def’inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmadığının kabulünün gerekmesine göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,840,45 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 24/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.