Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/12623 E. 2017/1721 K. 06.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12623
KARAR NO : 2017/1721
KARAR TARİHİ : 06.03.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
Hüküm : Beraat

Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mahkemenin tensiple karar vermesinden dolayı katılma hakkını kullanamayan şikayetçinin, 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçta zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilip, suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçinin 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede:
Sanık … hakkında düzenlenen 09.07.2014 tarihli iddianamedeki anlatıma ve uygulanması istenen sevk maddesine göre; resmi nikahlı eşi olan katılan …’ün sadakatinden kuşkulanan ve aldatıldığını düşünen sanık …’ın, katılanın aracına bir cihaz yerleştirip, katılanla bir başka kadın arasında geçen konuşmaları gizlice kaydettiği ve ses kayıtlarını içeren CD’yi katılanla aralarında görülmekte olan boşanma davasına delil olarak sunduğu olayda,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.11.2007 tarih ve 248/251 sayılı kararı ile uyum gösteren Genel Kurul ve Daire kararlarında açıklandığı üzere; mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve 1412 sayılı CMUK’un 223/son maddesine paralel bir hüküm içeren 5271 sayılı CMK’nın 193/2. maddesinin ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulanabileceği, “İddianamede tarif edildiği şekli ile fiilin suç teşkil etmemesi ve fiilin suç olmaktan çıkarılması halleri” dışında, delillerin takdir ve tayini gereken durumlarda sanığın sorgusu yapılıp savunması alınmadan beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeden, derhal beraat kararı verilmesi gereken bir durum bulunmadığı halde, CMK’nın 193/son maddesine yanlış anlam verilerek, aynı Kanun’un 191 ve 147. maddeleri gereğince sanığın sorgusu yapılmadan, deliller takdir edilip sanıkla katılan arasında geçen konuşmaların kaydedildiği biçimindeki yanılgılı kabule ve eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 06.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.