YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8005
KARAR NO : 2017/1948
KARAR TARİHİ : 16.02.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Hasimsiz görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı … tarafından hasımsız olarak açılan, …’ın vesayet altına alınmasına ilişkin … Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşen 05.03.2014 günlü ve 2014/28-2014/92 sayılı kararının, yürürlükteki hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.10.2016 gün ve 2016/347632 sayılı yazısıyla kanun yararına bozulması istenildiğinden, dosyadaki bilgi be belgeler okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, hasta ve özürlü olan …’ın vesayet altına alınması istendiği, Mahkemece davanın kabulü ile …’ın TMK’nın 405.maddesi gereği kısıtlanmasına ve …’in vasi olarak atanmasına karar verildiği, hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 336/3. fıkrasında; velâyetin ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa ait olacağı; 404/1. fıkrasında ise; velâyet altında bulunmayan her küçüğün vesayet altına alınacağı düzenlenmiştir.
……..Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 04.11.2003 tarih 2003/150 Esas 2003/289 Karar sayılı ilamı ile boşandıkları, 08.11.1999 tarihinde evlilik birliği içerisinde dünyaya gelen …’ın velayetinin anne Reyhan’a verildiği, annenin ise sağ olduğu anlaşılmaktadır.
Vesayet hakkındaki hükümler kamu düzenine ilişkin olup, aslolan ergin olmayan çocukların velayet altında bulunmasıdır. Eşlerden birinin ölümü halinde velayet hakkı diğer eş tarafından kullanılır. Bu nedenle küçük …’ın, annesi …’in velayeti altında bulunduğu, anneden velayet hakkının alındığına dair herhangi bir iddia olmadığı gibi dosyada bu yönde bir bilginin de bulunmadığı, bu nedenle vasi atanması koşulu gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, küçüğe vasi atanması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı;’nın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK’nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 16.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.