YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14131
KARAR NO : 2017/1715
KARAR TARİHİ : 06.03.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm-Karar : Sanığın CMK 223/2-c maddesi gereğince beraata dair hüküm ve Temyiz isteminin reddine dair ek karar
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm ve temyiz isteminin reddine dair ek karar, şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şikayetçi vekili 23.06.2015 tarihli duruşmada sanığın cezalandırılmasını talep ettiklerini beyan etmesine rağmen katılma hakkı kendisine hatırlatılmadığından, şikayetçinin katılan sıfatının bulunmadığı gerekçesi ile verilen Kayseri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2015 tarihli ve 2015/591 sayılı ek kararında isabet görülmemiş olup, anılan ek karar kaldırılarak, şikayetçinin CMK’nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilip, suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve vekili aracılığı ile hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçinin CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede:
Dosya kapsamına sanığın aralarında borç ilişkisinden kaynaklı İş Mahkemesinde alacak davası bulan katılan ile yapmış olduğu telefon görüşmelerini katılanın rızası dışında kayıt altına alıp, bu kayıtları İş Mahkemesindeki davaya delil olarak sunduğu olayda;
Mahkemeye sunmuş olduğu bu kayıtları üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, alacak davasındaki iddiasını ispatlama amacını taşıyan eyleminde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket etmediği anlaşılmakla, unsurları oluşmayan suç yönünden sanığın beraatine karar verilmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanığın yüklenen suçun unsurlarının oluştuğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükümlerin esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanık hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan kanun maddesinin, CMK’nın 223/2-a maddesi yerine aynı Kanun’un 223/2-c maddesi olarak yazılması suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının ilk paragrafının, “Sanık hakkında haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu anlaşıldığından, CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince sanığın beraatine,” şeklinde değiştirilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.