Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/11272 E. 2017/1817 K. 08.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11272
KARAR NO : 2017/1817
KARAR TARİHİ : 08.03.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, Dolandırıcılık
Hüküm : 1- 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan; 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52/2, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- Dolandırıcılık suçundan; 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 62, 52/2-4, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık ve dolandırıcılık suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün incelenmesinde;
Sanığın, suça konu bir adet sikkeyi, devamını getireceğini söyleyerek katılan …’a verip, karşılığında ondan 20.000 TL para aldıktan sonra ortadan kaybolduğu olayda, sanık ile katılanın, sikkenin ticari maksatla el değiştirmesi hususunda fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri, bu bakımdan mahkemece katılan hakkında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmesinin isabetli olduğu anlaşılmakla; sözü edilen karara göre işlem yapılıp yapılmadığı belirlenerek, işlem yapılmadığının tespiti halinde, katılan … hakkında “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçundan soruşturma yürütülmesi için Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulması, dava açılması durumunda incelenen dosya ile birleştirilmesine karar verilmesi, işlem yapıldığının tespiti halinde ise, işlemin akıbeti araştırılarak, katılan … hakkında açılmış bir dava bulunması durumunda, mümkün olduğu takdirde yine incelenen dosya ile birleştirilmesi, ayrıca, dava konusu sikke üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgisi, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadığı tespit edilip, anılan niteliği haiz olduğunun belirlenmesi halinde eylemin 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, davanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü uzmanlarınca düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle karar verilmesi,
Kabule göre de;
a-Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasına ilişkin olarak, 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi ile yetinilmesi yerine, infaz aşamasında nazara alınması gereken 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca da ihtara karar verilmesi kanuna aykırı,
b-Suça konu kültür varlığının müzeye teslimine karar verilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine muhalefet edilmesi isabetsiz,
c-Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün incelenmesine gelince;
Hükümden sonra, 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesiyle 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde yapılan değişikliğe göre, 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun uzlaşma kapsamına alınması karşısında; sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, 2863 sayılı Kanuna aykırılık ve dolandırıcılık suçlarından tesis edilen hükümlerin dolandırıcılık suçu yönünden sair yönleri incelenmeksizin isteme aykırı olarak ayrı ayrı BOZULMASINA, 08/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.