YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17111
KARAR NO : 2017/1760
KARAR TARİHİ : 07.03.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62, 50/1-a-4, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
CMK’nın 232/2-b. maddesi uyarınca katılan … gerekçeli karar başlığına yazılmamış ise de; bu hususta mahallinde ilavesi mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
12/09/2014 tarihli keşif tutanağının ilk sayfasında zabıt katibi imzası yok ise de; bu sayfanın hakim, son sayfanın da hazır bulunanların tümü tarafından imzalandığının anlaşılması karşısında, bu husus sonuca etkili görülmemiş, 30/04/2014, 28/04/2015 ve 25/06/2015 tarihli duruşma tutanaklarında zabıt katibi imzası yok ise de; tutanakların hakim tarafından imzalanması ve bu celseler esaslı işlem yapılmamış olması karşısında, bu hususta da sonuca etkili görülmeyip bozma nedeni yapılmamıştır.
22/07/2013 günü saat 13:00 sıralarında sanık sürücü …’ın, yönetimindeki motorsiklet ile yerleşim yeri dışında, 7.30 metre genişliğinde, bölünmüş, 2 şeritli,kuru, düz, eğimli, asfalt kaplama yolda Kuşadası istikametinden Söke istikametine seyir halinde iken, diğer sürücü … idaresindeki aracı sağ taraftan geçerek kaza mahalli olan Granta rampasında kavşağa gelip “U” dönüşü yasaktır levhasına rağmen sola dönüş yaptığı esnada, aynı istikamette sol şeritte seyir halinde olan sanık sürücü … idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu, sanık …’in motorsikletinde bulunan …’ın hayatını kaybetmesi ile sonuçlanan ve sanığın asli kusurlu kabul edildiği somut olayda, sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması ve “U” dönüşü yasaktır levhasına rağmen kavşakta sola dönmek suretiyle kazaya sebep olan sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura, ceza miktarına, TCK’nın 22/6. maddesi ile lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın
belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan “failin güttüğü amaç ve saik” gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
2- Sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi esnasında adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine ve TCK’nın 52/3. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden (A) olarak belirlenen hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “amacı” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, aynı hüküm fıkrasının 5. bendinin çıkarılarak yerine “Sanığa verilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu ve suçun işlenmesindeki özellikler nazara alınarak TCK’nın 50/4. maddesi delaletiyle TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 760 tam gün olarak belirlenmesine; TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 15.200TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.