Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/13124 E. 2014/2395 K. 12.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13124
KARAR NO : 2014/2395
KARAR TARİHİ : 12.02.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/06/2013 tarih ve 2012/55-2013/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket yetkilisi … … ile davalılar arasında 09.04.2010 tarihli paylaşım protokolü düzenlendiğini, protokole göre şirketlerden ayrılık tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıllık süreye ilişkin tahakkuk edecek vergi ve cezalardan tüm ortakların sorumlu olacağını, 21.05.2011 tarihinde 2006, 2007 ve 2009 yıllarına ilişkin matrah artırımından dolayı davacı şirketin 70.671,64 TL ek vergi yatırdığını, aynı tarihte kasa dengeleme düzeltmesinden ötürü de 61.519,00 TL ödendiğini, bunlardan davalıların paylarına düşen kısmın 132.191,54 TL olduğunu, davalılara ödeme ihtarnamesi gönderilmesine rağmen davalıların paylarına isabet eden kısmı ödemediğini ileri sürerek; 88.125,00 TL’nin temerrüt faizi birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılardan …’ın davacı şirket ortaklığı olmadığını, protokolün tarafları arasında davacı şirketin bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen “matrah artırımı” ve “kasa düzeltmesi” işlemlerinin yapılmasında davalıların herhangi bir müdahalesinin olmadığını, “matrah artırımı” ve “kasa düzeltmesi” işlemlerinin şirketin aktifinde gösterilmeyen artı değerlerin sonradan bildirildiği anlamına gelmesi nedeniyle bu değerlerden davalı …’ın payına isabet eden kısmın davalıya ödenmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalılardan …’ın davacı şirket ortaklığı olmadığı, davalı …’ın ise 09.08.2010 tarihine kadar şirket ortağı olmakla birlikte anonim şirketlerde ortakların mesuliyeti, taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile sınırlı olduğundan kural olarak şirketin vergi borcundan sorumluluğunun düşünülemeyeceği, 09.04.2010 tarihli bölüşüm protokolünün tarafları arasında davacı şirketin bulunmadığı, anonim şirketler adına yapılan muamelelerde şirket unvanın ve şirketi temsile yetkili kişilerin imzasının olması gerektiği, TTK’nın 321. ve 322. maddesindeki kurallar emredici olduğundan anonim şirketlerin BK 32/2 maddesine göre dolaylı temsil hükümlerine göre sözleşmelere taraf olmasının mümkün olmadığı, BK 173.
maddesi gereğince borcun nakli, iki taraflı bir akit olduğundan protokolün şirketin vergi borcunun davalılara nakledildiği sonucunu da doğurmadığı, davaya konu edilen vergilerin normal prosedür içerisinde tahakkuk etmemiş davalı …’ın şirketten ayrılmasından sonra 6111 sayılı Kanun’a göre tamamen tercihe dayalı bildirimle yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.