Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/12936 E. 2014/18429 K. 26.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/12936
KARAR NO : 2014/18429
KARAR TARİHİ : 26.11.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İ…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/03/2014 tarih ve 2013/417-2014/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 30.7.2013 tarihli 2011-2012 hesap dönemine ilişkin genel kurul toplantısının TTK’nın 409. maddesine aykırı olarak 2013 yılının neredeyse sonunda yapıldığını, yönetim kurulu üyelerinin kendi ibralarında oy kullandıklarını, müvekkilinin ibra edilmediği döneme ilişkin bilançonun kabulüne ve müvekkili ile aynı dönemde yönetim kurulunda bulunan kişilerin ibrasına karar verilmişken müvekkilinin neden ibra edilmediğinin belirtilmediğini, bilançonun kabulü ve müvekkilinin ibra edilmemesine ilişkin ibranın reddi kararının bir gerekçeye dayandırılmadığını, müvekkilinin ibra edilmemesini gerektirecek bir durumun da söz konusu olmadığını, anılan kararların iyiniyet kuralarına aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı şirketin 30.7.2013 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5, 6 a ve 6 b numaralı ibra ve ibra edilmemeye ilişkin kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu iptali istenen genel kurul kararının davacının ibra edilmemesi ve önceki ibra kararının iptali istemine ilişkin olup, bu kararın tek başına uygulanabilir bir karar niteliğinin bulunmadığı, bu kararların yalnızca sorumluluk davasının dayanağı durumunda olduğu, bu nedenle yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmemelerine ilişkin genel kurul kararının iptalini, haklarında sorumluluk davası açılmadıkça önceki bir aşamada dava etmelerinin mümkün olmadığı, yani sorumluluk davası açılması yönünde karar alınmadıkça yönetim kurulu üyelerinin tek başına icra kabiliyeti olmayan ibra edilmeme kararını dava edemeyeceği, davalı şirketçe yapılan 30.07.2013 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının içeriği incelendiğinde davacı hakkında sorumluluk davası açılmasına dair herhangi bir karar alınmadığı, yine davacı aleyhine açılmış bir sorumluluk davasının da bulunmadığı, somut olayda taraf beyanları ile böyle bir dava açılmadığı ve bu şekilde karar alınmadığının anlaşıldığı, bu nedenle dava şartlarından olan hukuki yarar şartının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.