YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1189
KARAR NO : 2017/3276
KARAR TARİHİ : 09.03.2017
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde,…Mahallesi 450 parsel sayılı taşınmaz maliki…. tanınmadığı gibi ölü veya sağ mirasçılarının olup olmadığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığını belirterek Raife Demirel adına 3561 sayılı Kanunun 2.maddesi gereği … Defterdarının yönetim kayyımı atanmasını istemiş; mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz verilmiştir.
Dava, 3561 sayılı Kanuna dayalı olarak açılan kayyım atanması istemine ilişkin olup, anılan Kanunun 1. maddesinde amacın, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi nedeniyle malvarlıkları üzerinde … menfaatinin korunmasını sağlamak üzere, mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanacağı, kayyumun yetkileri, yetki devri, kayyımlık mallarının yönetimi ve giderleri, kayyım ve görevli personele ödenecek ücretler ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar 2; maddesinde ise, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun 427. maddesine göre, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamının bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştıracağı, Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunun yönetim kayyımı olarak tayin edeceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda; kayyım atanılması istenilen….malik olduğu taşınmazın edinilmesine esas tutanaklar, nüfus kayıtları ile mirasçılarının tespit edildiğine dair mirasçılık belgesinin mevcut olmadığı, yine malik Raife’nin Mustafa olan baba adının … olarak düzeltilmesine dair … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1958/50 karar sayılı dosyası veya karar örneği getirilip tapu maliki ile dosyaya nüfus kaydı sunulan Abdullah kızı Raife Demirel’in aynı kişi olup olmadığı tespit edilmeden davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece; kayyım atanmasına ilişkin davalarda re’sen araştırma ilkesi geçerli olduğu (HMK.m.385/2) dikkate alınarak, konuya ilişkin kanun hükümleri ve kanunun amacı gözetilerek ve sadece zabıta araştırması ile yetinilmeden, dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının ilk tesisinden itibaren bütün tedavülleri ve dayanak belgelerinin tapu müdürlüğünden, vergi kaydıyla ilgili bilgi ve belgelerin belediye başkanlığı ile vergi dairesinden getirtilip; kayıt ve belgelerde kimlik bilgilerinin bulunması halinde nüfus müdürlüğünden ilgililerin nüfus aile kayıtları ile dosyaya sunulan nüfus kaydında açıklanan Raife’nin baba adının düzeltilmesine dair dosyanın istenip tapu kaydı malikiyle irtibatının araştırılması, varsa mirasçılara ilişkin mirasçılık belgelerinin getirtilerek taşınmazla ilgileri tespit edildikten sonra toplanan bütün deliller birlikte değerlendirilip oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ve araştırmayla davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK’nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 09.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.