Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/2580 E. 2014/9371 K. 20.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2580
KARAR NO : 2014/9371
KARAR TARİHİ : 20.05.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.03.2013 tarih ve 2013/108-2013/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının aile şirketi olan davalı şirkete %15 hisse oranı ile ortak olduğunu, müvekkilinin, şirketin 2012 yılına ait olağan genel kurul toplantısına ilişkin davet mektubunun kendilerine tebliği üzerine, 2012 yılı bilanço ve gelir tablosu hesaplarına ilişkin belli konular hakkında ayrıntılı yazılı açıklamalar ve dayanak belgelerin genel kurul toplantısından makul süre önce kendilerine gönderilmesinin talep edilmesine karşın bu ihtara davalı tarafça cevap verilmediğini ileri sürerek, …’nın 437/5 maddesi uyarınca bilgi alma taleplerinin karşılanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının, kuruluşundan itibaren davalı şirketin genel kurullarına bizzat katılarak divan katipliği yaptığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı şirketin pay sahibi olduğu, dosya içerisinde bulunan noter belgelerinden davacının bilgi alma ve inceleme istemlerinin cevapsız bırakıldığı ve makul süre içerisinde davacının ticari defterleri inceleme talebinde bulunduğu gerekçesiyle, …’nın 437/5. maddesi gereğince davacının davasının kabulüne, davacı tarafın pay sahibi olduğu şirketin 2011 ve 2012 yılına ait ticari defterlerinin kendisinin belirlediği bir mali müşavir vasıtasıyla ticari defterlerin bulunduğu yerde ve davalı şirketin denetçilerinin bulunduğu sırada bir defaya mahsus olmak üzere ticari defterleri incelemesine izin verilmesine karar verilmiştir. Bu kez davacı vekili, davalı şirketçe inceleme sırasında çıkartılan ve incelemeye devam edilmesini imkansız kılan güçlükler nedeniyle şirketin 2011 ve 2012 yıllarına ait tüm ticari defterler ile bu defterlere dayanak teşkil eden tüm muhasebe fişleri ve ilgili tü belgelerin mahkeme kalemine getirtilerek incelemeye mahkeme gözetiminde devam edilmesini, bu talebin uygun görülmezse anılan ticari kayıtların şirket merkezinde, denetim usul ve esaslarına uygun olarak ve kanuna aykırı nitelikteki fiili engellemelere uğramaksızın incelenebilmesinin sağlanmasına yönelik icrai nitelikte karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, talebin kabulü ile, davalı şirkete ait 2011 ve 2012 yıllarına ait tüm ticari defterler ile 06/08/2013 tarihli denetim raporunda 1, 2, 3, 4, 5, 6 nolu bentler kapsamında ilgili faturalar alt muavin kayıt hesapları ve ilgili belgelerin şirketin bulunduğu yerde 3 günlük mesai saatlerinde mali müşavir …tarafından incelenmesine karar verilmiş, davalı vekili tarafından davanın konusunun azlık pay sahibini bir mali müşavir vasıtasıyla 2011-2012 ticari defterlerinin incelenmesi olduğunu, mahkemenin 16/09/2013 tarihli ek kararı ile “raporun 1, 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu bentler kapsamında ilgili faturalar alt muavin kayıt hesapları ve ilgili belgelerin” şeklinde hüküm tesis etmesi 1 nolu bentte bahsi geçen “şirketin 2008-2009-2010 yıllarına ait hesaplarının” da incelemeyi kapsadığı hükmünün yanlış anlaşılmaya sebep olabilecek bir karar olduğu ileri sürülmüş, 16/09/2013 tarihli ek kararından rücu edilmesi talep edilmiş, mahkemece sözkonusu talep, talebin kesin olarak verilen ek kararın temyiz talebine ilişkin olduğu gerekçesiyle, temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece verilen 16.09.2013 tarihli ek karara karşı yapılan başvuru bir temyiz başvurusu olmayıp, karara itiraz mahiyetinde olduğundan mahkemenin bu kararı temyiz talebi olarak değerlendirip vermiş olduğu temyiz isteminin reddine dair karar usule aykırı ise de, …’nın 437/5. maddesinde belirtildiği üzere talep konusu ile ilgili mahkemece verilen kararlar kesin mahiyette olduğundan mahkemece verilen temyiz isteminin reddine dair kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.