Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/16924 E. 2017/1906 K. 13.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16924
KARAR NO : 2017/1906
KARAR TARİHİ : 13.03.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ve katılanlar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1- Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; sanığın tam kusurlu şekilde bir kişinin ölümüne, iki kişinin de yaralanmasına sebebiyet verdiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu ve meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılıp, hak ve nesafete uygun bir ceza tayini yerine, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek eksik ceza tayini,
2-Sanık hakkında tayin edilen 4 yıl hapis cezasından bilinçli taksir hükümleri uygulanarak TCK’nın 22/3. maddesi gereğince 1/3 oranında artırım yapıldığı sırada, hesap hatası sonucu cezanın 5 yıl 4 ay yerine, 5 yıl 6 ay hesaplanması ve bu cezadan da TCK’nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığı sırada, hapis cezasının 4 yıl 5 ay 10 gün yerine, 4 yıl 7 ay hesaplanması suretiyle fazla ceza tayini,
3-Olayda yaralanan mağdur … ve ölen …’ın yakını olan katılan … için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekili ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeblerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.