Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10739 E. 2014/19324 K. 09.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10739
KARAR NO : 2014/19324
KARAR TARİHİ : 09.12.2014

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/03/2014 tarih ve 2013/1-2014/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taşımacılık ile iştigal eden müvekkili şirketin TPE nezdinde 39. sınıfta tescilli …nolu ”… + şekil” ibareli markasının bulunduğunu, davalının “www…..com.tr” adlı internet sitesinde, araç, levha, broşür ve yazılı belgelerinde “…” marka ve logosunu kullandığını, kendisini, müvekkili şirketin …/Türkiye şubesi gibi müşterilere tanıttığını ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün men’ine, kullanımın önlenmesine, “www…..com.tr” adlı internet sitesinin müvekkili adına tahsis, tescil ve devrine, müvekkili markasını taşıyan tabelaların, kartvizit ve katalogların kaldırılmasına, imhasına, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, ticaret unvanıyla birlikte tescilsiz olarak kullandığı “…” markası için 2004/39773 nolu marka tescil başvurusunda bulunduğunu, markaya ayırt edicilik kazandırarak, yurt içinde ve yurt dışında tanınmasını sağlayanın müvekkili olduğunu, davacının Türkiye’de faaliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin kurucu ortaklarından olan…k’ın 2004 yılında müvekkili şirketten ayrılarak davacı şirkete ortak olduğunu, davacı markasının hükümsüz kılınması için dava açıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin “…” markası üzerinde gerek ilk tescil ettiren ve gerekse ilk kullanan olması nedeniyle gerçek hak sahibi olduğu, davacının kendi ortağının, davalı şirketin kurucu ortaklarından olması nedeniyle kullanımdan haberdar olmakla birlikte davacı tarafça davalı aleyhine keşide edilen 11/02/2008 tarihli ihtarnameden sonraki davalı kullanımının izinsiz olduğu, davalı şirketin tabelalarında, kartvizitinde, kataloglarında ve “www…..com.tr” alan adlı internet sitesi içerisinde, hukuki hakkı bulunmaksızın davacının markası ile iltibas oluşturur şekilde “…” ibaresi ve içinde “R” harfi olan dümen biçimli yıldız şeklindeki amblemi kullanmasının 556 sayılı KHK’nin 9., 61. maddeleri uyarınca marka
hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin tabelalarında, kartvizitinde, kataloglarında ve “www…..com.tr” alan adlı internet sitesi içerisinde, davacının markası ile iltibas oluşturur şekilde “…” ibaresi ve içinde “R” harfi olan dümen biçimli yıldız şeklindeki amblemi kullanmasının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, men’ine, bu kapsamda belirtilen kullanım şeklinin engellenmesine, tabelalardan silinmesine, mümkün değil ise tabelaların kaldırılmasına, internet sayfasındaki bu ibarelerin kaldırılmasına, katalog ve kartvizitlerin toplatılmasına, imhasına, diğer taleplerin reddine, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.