Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/13452 E. 2014/19325 K. 09.12.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13452
KARAR NO : 2014/19325
KARAR TARİHİ : 09.12.2014

MAHKEMESİ : … 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/06/2014 tarih ve 2012/190-2014/150 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan sözleşme kapsamında televizyonda yayınlanan bir dizide rol alan müvekkilinin 29 ve 35. bölümler dahil olmak üzere toplam 7 programdan doğan 27.600,00 TL alacağının davalı ajans tarafından ödemediğini, bu kapsamda icra takibi başlatılmış ise de, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeniyle % 40 icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın davacıya değişik tarihlerde toplam 57.473 TL ödeme yaptığı, davalı tarafça en son 28.09.2012 tarihinde davacıya 13.440 TL’lik ödeme gönderilmiş olup, bu ödemenin işbu davanın açıldığı güne tekabül ettiği, davacıya gönderilen havale saati ile dava tevzi saati arasında birkaç saatlik zaman farkı bulunduğu, davalının birkaç saat önce hakkında dava açıldığından haberdar olmasının mümkün bulunmadığı, davanın açıldığı gün yapılan 14.440 TL’lik ödeme ile birlikte işbu davanın açıldığı tarih itibarıyla davalının davacıya herhangi bir borcunun kalmadığı, icra takibine itirazın iptali talebinin reddinin gerektiği, bununla birlikte davalı tarafın kötüniyet tazminatı talep hakkının da bulunmadığı, zira davanın açıldığı güne kadar bakiye ödemeyi yapmayan davalının icra takibine sebebiyet verdiği, öte yandan sözleşmedeki % 20’lik komisyon ücretine ilişkin hükmün de yoruma ve yargılamaya muhtaç olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1-Davacı vekiline gerekçeli kararın 08.07.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin temyiz dilekçesini ise 25.07.2014 tarihinde mahkemeye ibraz ettiği anlaşılmış olmakla, süresi içerisinde yapılmış bir temyiz başvurusu bulunmadığından, HUMK’nın 432/4. maddesi uyarınca davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Ancak, davacı tarafça 27.600 TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatılmış ve davalının bu tutarın tamamına itiraz etmesi nedeniyle davacı tarafça yine bu tutar üzerinden işbu dava açılmıştır. Davalı borcun tamamına itiraz etmesine rağmen bilirkişi raporuna göre 26.09.2012 tarihinde 13.341,00 TL, bankadan gelen cevabi yazıya göre ise işbu davanın açıldığı 28.09.2012 tarihinde 13.440 TL ödemede bulunmuştur. Bu durumda, davalı borca itiraz etmesine rağmen ödeme yaptığı tutar kadar itirazında haksız olduğunu zımnen kabul ederek bu miktarı ödediğine göre, mahkemece işbu paranın hangi tarihte ödendiği, dava tarihi itibariyle mevcut bir borcun bulunup bulunmadığı, işbu davayı açmakta davacının hukuki yararı bulunup bulunmadığı üzerinde durularak yargılama gideri ve vekalet ücretinin de buna göre haksız olan taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın reddine rağmen vekalet ücreti ile yargılama giderinin HMK’nın 326. maddesine de aykırı olarak lehine hüküm kurulan davalı taraftan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.