YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/78
KARAR NO : 2017/4128
KARAR TARİHİ : 23.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Kısıtlı …’ın vasisi tarafından açılan davada; eski vasi …..kısıtlının 55.603,95 Euro dövizini bankadan çekerek kullandığı ve iade etmeyerek sebepsiz zenginleştiği iddiası ile belirtilen paranın bankadan çekildiği tarih itibari ile yasal faiziyle tahsili istenmiştir.
Davalı…davanın reddini savunmuş, ….’ın ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilerek yargılama devam edilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 55.603,95 Euronun dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi üzerine; hüküm, dahili davalılar …ekili tarafından edilmiştir.
Dava, kısıtlıya ait paranın eski vasi…tarafından bankadan çekilerek harcanmasından kaynaklanan sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir.
1-Somut olay dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler doğrultusunda değerlendirildiğinden; eski vasi…’ın babası olup,…09.09.2010 tarihinde ölmesi üzerine mirasçı olarak kısıtlı oğlu….e kızları…mirasçı olarak kalmışlardır. Dava sonunda hüküm altına alınacak alacak, … terekesine ait borç olup, mirasçıların miras paylaşımından önce ödenmesi gerektiği kabul edilmektedir. Terekeye ait borç ödendikten sonra kalan miktar, mirasçılar arasında miras payları oranında paylaşılır. Tereke borçlarından bu sıfatını kaybetmemiş tüm mirasçılar, kişisel olarak (4721 s.lı TMK 599/2 m) ve müteselsilen (TMK 641 m) sorumludurlar. Davacı da dahil davanın tarafları, ortak mirasbırakan ….n mirasçısıdırlar ve tereke borçlarından yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler çerçevesinde hepsi de sorumludurlar. Başka bir anlatımla, mirasçılık sıfatına sahip olduğundan (TMK’nun 499), alacaklı ve borçlu sıfatı davacı …’de birleşmiştir. Taraflarca, mirasçılardan her hangi birinin mirasçılık sıfatını yitirdiği (4721 s.lı TMK 511 vd, 578 vd, 605 vd m.leri) iddia edilip kanıtlanmamıştır.
Tüm bu açıklamalar nedeniyle, davacı mirasçı Hüseyin vekilinin sebepsiz zenginleşme nedeniyle talep ettiği ve terekeye ait borç sayılan alacak miktarından, davanın mirasçılar arasında görülmesi nedeniyle, davacıda dahil bütün mirasçılar miras payları oranında sorumludurlar. Buna göre, hüküm altına alınan tereke borcundan davacının da miras payı oranında sorumlu olduğunun gözetilmesine karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Yabancı para (Euro) üzerinden hesap edilen miktarın yasal faizi ile tahsili hüküm altına alınmıştır. Ancak, 3095 sayılı yasanın 4/a maddesinde, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, yabancı para borcunun faizinde, Devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı düzenlendiğinden, mahkemece, hükmedilen miktara yasal faiz oranını geçmemek üzere Devlet Bankalarının Euro üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranıyla faize hükmedilmesi gerekirken buna aykırı olacak şekilde yasal faize hükmedilmesi,
3-Dava, kısıtlı … adına kendisine vasi olarak atanan … tarafından açılmıştır. Vasi ile kısıtlı arasında vekalet sözleşmesine dayalı bir temsil ilişki değil, vesayet makamının vasi atanmasına dayanan yasal temsilci ilişkisi mevcut olup, vasinin salt avukat olması vekalet ücreti tayini gerektirmediği dikkate alınmadan davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, doğru olmamıştır.
SONUÇ: Bir kısım davalılar …. vekillerinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olduğundan kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün, 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 23.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.